sanal reklamcı

sanal reklamcı
  Güncel Sayfa
Kuruluş : 26 Ağustos 2018 sanal reklamcı Webmaster Atilla Göktan


Anasayfa Not Yaz İletişim 2.site

İşveren ile iş arayanları buluşturuyoruz
İş Arayanlara Destek Sayfası sanal reklamcı


Özgeçmiş gönderebilirler
Lokasyon sorunu duruma göre çözülebilir


isarayanlar
Sıla Kaya | iş arıyor İşini layığıyla yapan her insana saygım olduğunu ilk olarak belirtmek istiyorum. Fakat bazı konularda sesimizi duyurmamız gerektiğini düşünüyorum. Her bölümün kendine özgü zorlukları vardır mutlaka. Ancak mühendislik demek hayat demek ve yaşamımızın her alanında mühendislik söz konusu. Güzel hayallerle, kendimize sürekli mesleki vasıflar katarak, türlü zorluklarla mühendislik fakültelerinden mezun oluyoruz.

Sürekli söylenen tecrübe. Tecrübe de biz yeni mezun mühendislere fırsat verildiğinde edinilecek bir süreç. İşverenlerden, insan kaynaklarından ricam, tecrüben yok işi başarman zor diyip, cv'mizi değerlendirmemek yerine, biz değerli, bilgili, dolu yeni mezun mühendislere de şans vermeleri. Bizler de çalışkan, disiplinli, vasıflı mühendisleriz. Artık bir şeylerin değişmesi gerektiğini düşünüyorum.

Sıla Kaya | Uludağ Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Mezunu

Email : silakaya93@gmail.com



Aysel Alkoç | iş arıyor 6 aydır işsizim. Sayısız iş görüşmesine katıldım, ve bu işlerin %80'ini ben reddettim; kendime saygım olduğundan 2k maaşa 60 saat çalışmayı kabul etmedim, etmem.

1 senelik tecrübem var ama tecrübesiz bir mühendise de 2k teklif edilmez bence, gerçekten utanç verici olmalı bu durum bu teklifi sunan işveren için.

Piyasa rezil halde. Resmen çöplük. Ve bu çöplükte bir şeyler yapmak isteyen, umutla iş arayan genç insanların umutlarını kırmaktan zerre çekinmeyen, umut vampiri dediğim çok insan var, maalesef tanımak zorunda kaldım.

Bedel sunmadan, bir şey vermeden sizden bekledikleri o kadar çok şey var ki!

Sanki o işi size verdiklerinde sizin hayat kalitenizi çok fazla iyileştireceklermiş gibi, sizi fikirlerinizi bedelsiz olarak, sırf kendilerini ikna etmeniz için sunmaya teşvik edip sonra sessizliğe gömülenler mi dersiniz, kendisini ve firmasını övüp övüp sizden bir pozisyon adı altında 10 iş bekleyip, sizin hayatınız yokmuşçasına sizden 60 saat çalışmanızı isteyip, "al bak, 2k maaş ve bir de yan hakların var; yemek!" diyenler mi dersin...

Yemek diye yan hak mı olur? Alay ediyorlar da ne kendileri farkında, ne de iş arayan bizler...

Öyle çaresiz bırakıldık ki, her şeye baş sallar olduk.

Ben iş arayanların çaresizliğine, işverenlerin ise umut tacirliğine gerçekten üzülüyorum.

Aysel Alkoç | Abant İzzet Baysal Üniversitesi Gıda Mühendisliği Mezunu

Email : aayselalkocc@hotmail.com



Zeynep Özkul | iş arıyor Yeter artık. Bekle bekle sabır sabır sürekli bekle sürekli umut et. Tam 9 aydır iş arıyorum. Çalmadıgım şirket kapısı, cv yollamadıgım bir kurum kalmadı. Ama yok, olmuyor. Herkes tecrübe istiyor. Çok merak ediyorum bu tecrübeyi ben nerede edinmeliydim? Anne karnında mı? İnsanlar nerede ediniyor bu tecrübeyi? Bilgiye aç, ilk gireceği yeri direk benimseyecek, genç, dinamik bir insan olmanın önemi sıfır mı? İşsizim diye meslek dışı her yere saldırdım yeter ki iş olsun diye.

Bu mu benim 4 yıllık mühendislik eğitimimin karşılığı? Markette kasiyer olarak bile alınmıyorum, neden? Çünkü mühendisim. E mühendis olarak da giremiyorum. O zaman ben ne yapmalıyım...

Zeynep Özkul | İnönü Üniversitesi Elektrik Elektronik ve İletişim Mühendisliği Mezunu

Email : zeynep.ozkul@hotmail.com



Furkan Duran | iş arıyor Evet zorlu bir süreçten geçiyoruz. Ekonomik durgunluk, belirsizliğin olduğu bu dönemde iş aramak çok çok zor. Bunlar ile beraber iş başvurularına baktığımız zaman iş tecrübesi koşullarını görünce de bu daha da imkansızlaşıyor. Yeni mezunlar adına ki çoğu bağlantılarımda gördüğüm üzere herkes aynı konudan yana sorunlarla karşılaşıyor.

Fakat ekonomik özgürlüğümüzü kazanmak adına ugraştığımız, geleceğimizi kurmak adına çabalarken bu koşullar içinde nasıl olacakta biz hedeflerimize ulaşacağız ?

Furkan Duran | Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkiler Mezunu

Email : furkanduran016@gmail.com



Hilal Yıldız | iş arıyor En çok bu yaşımda bişeyler yapamıyor olmaya üzülüyorum. Geç kalmış hissediyorum. Bu platformda böyle şeyler yazmayı ben de sevmiyorum ama bu kadar işsizlik. Hele ki üniversite bitirip işsiz güçsüz kalmak. Diploma her şeydir demek istemiyorum elbette.Tecrübe, kendini yetiştirmek, sorumluluk alıp insiyatif kullanmak, problem çözebilmek, bir fikir sahibi olabilmek hata yapabilmek bence tabi ki de daha elle tutulur şeyler ve hayatı kolaylaştıracaktır. Bu yüzdendir ki, işsiz olmam beni yine de alıkoymuyor, dilimi geliştirmeye, öğrenmediğim programları öğrenmeye çalışıyorum.

Başka ülkelerde nasıl oluyor, meslektaşlarım neler yapıyor açıp bakıyorum. Mezun olmuş bir kişi nasıl donanımlı, eksik ne anlamaya çalışıyorum. Uzun oldu farkındayım ama şunu demeye çalışıyorum aslında, birden değil ama kademe kademe bir şeyleri, kafa yapılarımızı, iş disiplinimizi, bakış açımızı..değişmesi yenilenmesi gereken şeyleri değiştirelim. Mantıklı ve yapılabilir, uygulanabilir, sürdürülebilir olmamız gerekiyor. Zaman geçiyor. Yerimizde saymayalım. İçimi döktüm biraz. Daha da yazardım.

Hilal Yıldız | Karadeniz Teknik Üniversitesi Peyzaj Mimarlık Bölümü Mezunu

Email : hllyldz@gmail.com



Yağmur Şengün | iş arıyor Okuyan(tabii de kitaplardan bahsediyorum), mühendislik adına kendini geliştirmeye çalışan(burda da programlardan, lisans bilgilerinin tazeliğinden bahsediyorum tabii), sinema ve tiyatroyla yakınen ilgilenen, müzik ile ilgilenen(şaka değil, enstrüman bilgisine dahi sahibim), kısmen de olsa gördüklerini fotograflayabilen (inanır mısınız fotoğraf makinemin bir ismi bile var) ve birde teknik resmi sadece zorunluluktan, gerektiğinden dolayı değil de, sırf zevkli olduğundan bizzat kağıt-kalem-gönye ile çizen biri olarak, (tabii ki bunları kendimi tatmin için yada çok çok müthiş bir insan olarak gördüğümden belirtmiyorum, nacizhane yaşam şeklimi belirtmek amaçlı yazıyorum), iş bulamamam çok çok üzücü. Sanırım daha da pasif olmalıydım (bir ot yaşamından bahsediyorum) ya da illa ki bir dayım yahut amcam mı olmalıydı bilemiyorum.

Onlarca yapılan görüşmelerin olumlu geçmesine rağmen hiçbir şekilde geri dönüş yapılmaması da bu işin daha da acı bir yanı. Saygıdan bu derece yoksun, geleceğe bu derece şans vermeyen işveren için acaba ne yapmalı gerçekten bilemiyorum. Şimdi ben buraya yeniden iş arıyorum desem, tüm paylaşımlarım gibi bu post'da bir iş arayışından dolayı olsa, sonucu değiştiremem belki ama en azından elimden geleni yapmaya devam edebilirim. Yani demem o ki, İŞ ARIYORUM :)

Bir not: elbette ki işveren çalışanının sosyal yaşantısıyla ilgilenmiyor olabilir, anlatmaya çalıştığım kişisel gelişim, insanın ruhen varlığı için. Mesleki yeterlilik hususu Bi tabii mulakatlarla veyahut türlü deneyim sahiplerince göreceli derecede değişmekte olabilir.

Yağmur Şengün | Korkut Ata Üniversitesi Makine Mühendisliği Mezunu

Email : zyagmursengun@gmail.com



Rabia Kübra Çulha | iş arıyor Evet iş deneyimim yok çünkü şimdiye kadar olan yaşamımı “iyi bir iş sahibi olmak adına” eğitim hayatıma verdim ve sene kaybı yaşamadan yüksek lisans tezine gelebildim. Suçu sadece işverene atmıyorum geriye dönüp baksam evet daha etkili geçirebilirdim yıllarımı, fakat yılların algısı olan “okulu bitir önce, okulunla ilgilen” gibi söylemler 18-19 yaşındaki birinin beynine çok rahat işleyebilir.

Buraya yazabileceğim bir referansım da yok. Burada sadece kendim için konuşmuyorum birçok benim gibi iş arayan arkadaşlar var ve hepimizin potansiyeli yüksek belki farklı alanlarda ama inanın hepimiz pırıl pırıl ve bu ülkede bir şeyler yapabilecek gençleriz. Sadece klasikleşen işe alım prosedürlerinden veya kriterlerinden fazlasını arayan firmalar gerekiyor. Yeni mezun adaylara eğer istenirse fırsat kapılarını açmak zor değil. Düşüncemizi değiştirirsek her şeyi değiştirebiliriz.

Rabia Kübra Çulha | Gazi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Mezunu

Email : rabiakubra94@gmail.com



Gülece Sunar | iş arıyor Sanırım memlekette hiç iş yok, ilanlar niye var? Hepsi de piyasa kontrol için mi? Neden okuduk? Neden tercübe ediyoruz? Yada tecrübesi olmayan yeni mezun arkadaşımlarımın çalışma imkanı vermezsen nasıl tecrübeli olabilir? Yada ille iyi maaşlı, resmi kurumda vb olmak için ille arkamda milletvekili dayım olmak zorunda mı? İlle bir üç kağıt çevirerek mi bir yer edinme devrinde miyiz?

Bu soruların cevabı var mı?

Gülece Sunar | Anadolu Üniversitesi Uluslararası Lojistik ve İşletme Mezunu

Email : gulece_sunar@hotmail.com



Hilal Bardakcı | Muhabir-Editör olarak işe başladı Yazın başından beri iş ilanlarına başvuruyorum ve şu ana kadar yaklaşık 200 iş ilanına (editörlük, muhabirlik, halkla ilişkiler ve yönetici asistanlığı) başvurdum. Ancak bir sonuç çıkmadı. Evet ben dört dörtlük bir eğitim almadım ve tecrübem de yok ki zaten tecrübe kazanmamıza yardımcı olmuyorlar. Demek istediğim şu; benim başvurduğum bu şirketler eğer benim yerime başkasını almışlarsa çok güzel bu. Birçok insan çalışır; işsizlik, denizde bir damla da olsa azalır. Fakat ben bu şirketlerin birçoğunun personel aldığını sanmıyorum.

Bazı ilanlar aylarca görünüyor. Neden? O kadar işsiz lisans mezunu ya da işlerinden çıkartılmış tecrübeli insanlar iş ararken, bir personel bulamıyor mu bu şirketler? Binlerce işsizin içinden sadece bir kişi seçmek bu kadar mı zor? Ne istiyorsunuz? Hem az maaş vermek, hem de on parmağında on marifet olacak insan mı? On parmağımda on marifet yok ama hırsım var, davet edildiğim her iş görüşmesine ta Kastamonu'dan, babaevinden kalkıp masraf yapıp, zaman harcayıp, umutlanıp gidiyorum. Umarım başvurduğum ilanlarda, hak eden insanlar kabul ediliyordur. Bu, beni bir nebze sevindirir. Ancak dediğim gibi bu ilanların büyük bir kısmının formaliteden yapıldığını düşünüyorum.

Hilal Bardakcı | Gazi Üniversitesi Gazetecilik Mezunu

Email : hilalbardakci96@gmail.com



Figen Çimen Dağıtmaç | iş arıyor Bugün davet edildiğim bir iş görüşmesinden bahsetmek istiyorum. İstanbul’da ismi bilinen bir Üniversite 10 tane aynı pozisyon için aradığı adaya aynı saate randevu verip, bütün adayları aynı toplantı odasında karşı karşı getirip, ilk gelen adaydan başlayarak görüşmeye almaya başladı. Görüşmeye bir saat erken gitmenin avantajını yaşayarak ilk görüşmeye ben alındım.

15 yıllık İK deneyimi olan bir kişi olarak hem şahsım iş davetinde bulunup mülakatlar işe alımlar yaptım hemde aday olarak bir çok iş görüşmesine gittim. Fakat böylesini ilk defa tecrübe etmiş bulunuyorum. Şehir dışından gelen adaylarda bulunmaktaydı. Görüşmeye alındığımda masada 3 tane beyfendi bulunmaktaydı. Bir bayan olarak içeri girdiğimde nezaketen de olsa hiç biri ayağı kalkma lütfunda bulunmayıp kendilerini dahi tanıtmadılar. Kendimden ve deneyimlerimden bahsetmemi istediler. Anlattım, işimle ilgili bir kaç soru soruldu. Tamam teşekkürler denildi ve 20 dk. Görüşme sonucunda odadan ayrıldım.

Ne kurumlarından bahsettiler ne aradıkları adaydan beklentilerinde nede çalışma şartlarından imkanlarından.Her adayın 20 dk.Arayla girdiğini düşünürseniz yaşanan zaman kaybını diğer adayların ne kadar bekleyeceğini varın siz düşünün. İnsanlara ve harcanan zamana karşı biraz daha saygılı yöneticiler bu görüşmeleri yapsa artık.

Figen Çimen Dağıtmaç | Anadolu Üniversitesi İktisat Mezunu

Email : figendagitmac@hotmail.com



Ayşe Dönmez | iş arıyor sanal reklamcı

Herkese merhaba, mezuniyet sonrası süreç, mesleğin itibarı ve benim düşüncelerimden oluşan yazımı sizlerle paylaşmak istedim.

2018 Sosyal Hizmet lisans mezunuyum. Lisans diye belirtmek istedim çünkü sosyal hizmetler ile aynı şey değil. Asıl olan lisans idi ön lisans sonradan açıldı. Sosyal hizmet bölümü mezunlarının ne iş yaptığını bilmeyen insanlar var ne yazık ki. Çalışma alanımızda olan sivil toplum örgütüne bile kim olduğumuzu, kimlerle çalıştığımızı anlatamadıysak çok da vahlanmamak gerek aslında. Sosyologlar ben de sosyal çalışmacıyım derse onları da sosyal çalışmacı olarak göreceksiniz? Emeğin önüne geçilmez sayın ilgililer, mesleğimize itibar gösteriniz. Tarafımız insandan yana, tarafımız doğrudan yana. Böyle giderse sosyal hizmet uzmanlarının en büyük müracaatçı grubunu yine sosyal hizmet bölümü mezunları oluşturacaktır. Sosyal hizmet uzmanı olmak yaşamın en kıyısındakilere şahit olmak, onların elinden tutup yaşama kavuşturmaktır. Vazgeçmeyeceğiz, insanın biricikliğinden, insana olan güvenimizden..

İşverenler deneyimli eleman arıyor, tarafımızca size dönüş yapılacaktır mesajlarına olumlu dönüş yapılmıyor. Peki bu deneyimi biz nereden elde edeceğiz? Dinamik, yeniliklere açık, taze bilgilerini uygulamaya dökecek ve sahada çalışabilecek yetkinliklere sahip yeni mezunların umudu kırılıyor malesef. Vasıflıyken vasıfsız duruma düşüyoruz. Umarım birileri okur bir yerlere ulaşır söylediklerim. Şu an elimden gelen sadece bu. Herkese teşekkürler, sevgiyle kalın.

Ayşe Dönmez | Yalova Üniversitesi Sosyal Hizmetler Mezunu

Email : ayssdnmz@gmail.com



Alev Bulut | iş arıyor sanal reklamcı

Üniversite bitince bir çoğumuz oh be işte özgürlük işte rahat işte tatil diye düşünürken asıl hayat ve gerçekler yavaş yavaş gün yüzeyine kendini vurmaya başlar. Daha mezuniyet yazı başlar başlamaz neler yapacaksın, kaç netin var, hangi işte çalışacaksın demeye başlar ailen, çevren, komşuların bir fırtına yaratıp senide içine salıverirler.

İlk iş herhangi bir kariyer sitesinde cv doldurmakla başlarsın kendince yazacak sertifikaların falan vardır ama arkan sağlam mı diye bir bakarsın nerde herkes aynı şartlarda okumamıştır. Devlet bursuyla okumuş Türkiye’nin ücra köşelerinden madi zorluklarla okuyan gençlerde kimsenin umrunda olmaz. KPSS diye devletin yapmış olduğu sınava hazırlanmak istersin kaynak bulamazsın yinede pes etmez sınava girer ve atanamazsın. İş başvurularına devam edersin seni ararlar bir umutla görüşmeye gidersin görüşme sana göre olumludur sen daha eve varmadan görüşmeniz olumsuz sonuçlanmıştır diye mesaj çoktan gelmesi bir yıkım gibidir. Çok sevdiğin bir meslek vardır ve sen ona odaklanmışsındır.

Araştırmaya başlarsın sanırsın ki torpil denen illet kangren yara sadece küçük illerde vardır. Toprağından evinden kopup gelirsin yine bir umut iş başvuruları, mülakatlar yine devam etmektedir. İnsan kaynakları sana kendince birkaç soru sorarlar zaten kimi seçecekleri bellidir seni hem yol hem zaman hemde madi kayıplara yol açtırırlar. Televizyon da birkaç konuşmacı ülkemizde iş var siz beğenmiyorsunuz diyorlar ancak iş yok. Form doldur gitte bekle ne gelen var nede giden. Yeni mezun birini yetiştirmek istemeyen şirketler yıllık deneyim, iyi derecede İngilizce, profesyonelce bazı program ve uygulamaların kullanımını istiyorlar. Birçok yetkinlik belgesi isteniyor velakin hasıl her üniversitenin, her şehrin eğitim seviyesi aynı durumda değildir. Hiçbir şirket alalım eğitelim demediği için üretim yok, yenilik yok, gelişim yok pisikolojisi bozuk bir toplum olduk eşitlik yok. Herhangi bir kurumda çalışan yeni mezun ve stajyer birine işe nasıl girdin dedim torpille dedi işte bu ülkenin gerçeği mezun olmadan önce bende inanmazdım ama ne yazık ki gerçekmiş. İşe girince de yalaka ve yalancı personellere dikkat etmeliyiz.

Bizim hedefimiz birer yeni mezun olarak yenilik, dijitalleşme, güven , saygı ve başarı odaklı olmalıyız . Tüm olumsuzluklara defalarca hayıra inat asla vaz geçmeyin istikrarla devam devam. Ve herşeye rağmen herkes bir şansı hak eder.

Alev Bulut | Bayburt Üniversitesi İktisat Mezunu

Email : alevbulut123@gmail.com



Berkay Karabaş | Deniz Harp Okuluna başladı sanal reklamcı

Saygıdeger büyüklerim ve sevgili küçüklerim. Mezuniyet sonrası süreci konusunda bir kaç anlamlı kelimeleri birleştirmeye çalıştığım yazımı sizlerle paylaşmaktan onur duyuyorum.

Günümüzde gelinen noktada bir çok mezun ve işsiz dostlarım var. Aslında mezun olacağımız dönemdeki heyecanı biliyoruz. Sonrasında iş arama sürecinde yaşanan hüsrana değecek bir sevinç olamadı değil mi? Şuan gelinen nokta çok kötü durumda. Kirayı ödeyemeyen mezun arkadaşlarım var. Birisi çok dikkat çekici şöyle ki bir çaba ile okuduğu şehirde duruyor.

Memleketinde sanayi yoksunluğundan dolayı gidemiyor. 400 TL kirası var. Sabah akşam internette kurslara bakıyor. İnterneti 8 kişi ortak kullanıyorlar. Bu genç kendini hem geliştiriyor hem de kendini her manada zorluyor. Ailesinin durumu zor. Bir yere gidiyor görüşmeye 2000 TL diyor. Kabul ediyor ve ertesi gün gel başla diyorlar ( bir işe alım süreci yok) çok mutlu ertesi gün işe gidiyor cebinde 5 lirası var. Son parasını karta yüklüyor gidicek akşam dönecek o kadar parası var düşünün. Gidiyor ve cevap şu kusura bakmayın biz yanlış anlamışız. Sizin işiniz askıya alındı. Gururu var yediremiyor ama boynu bükük dönüyor. Sonra çarşıda bir yere gidiyor bir sahafçıya durumunu anlatıyor. Orda işe başlıyor. Hala orda çalışıyor. Bu benim arkadaşım belki benim. Kendisi projeler yapan üreten birisi. Daha önce yapıldı çok orijinal değil dediler projelerine ve çalıştığı yer sahaf küçümsemiyorum. Hak ettiğimiz yerde değiliz.

İş verenler elini vicdanına koysun. Lisans okuyup mezun olan birisi donanımsız değildir. Onu yetiştirmeniz beklenmektedir. Lütfen elinizi vicdanınıza koyun. Bir deniz yıldızını denize atarsanız deniz için bir şey değişmez eyvallah ama o deniz yıldızının hayatı değişir. Yaşamaya başlar. Diğer deniz yıldızlarına umut olur. Dünyayı yaşanılabilir bir yer kılmak zor değil. İnanın ve bunun için çabalayın. Gündüzü geceye katarak çalışan insanlar var. Kendini yetiştiren kulak duygunluğu değil bizzat öğrenen insanlar var. Herkesi yetiştiren geliştiren insanlar var. Bencil duygularınıza ve amaçlarınıza köle aramayın. Sizi geliştirecek. Kendini sizinle geliştirecek insanlara kulak verin. Bu yazı gibi her gün belirli mecralardan sizlere bir şeyler yazacağım. Sosyal medya paylaşımları yapacağım belki dünya için bir şey değişmeyecek ama bir deniz yıldızına belki böyle umut olurum. Hayal kurmak zor değil. Onun gerçek olması için gereken en kolay ve büyük adım o hayali kurmaktır.

Berkay Karabaş | Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Mezunu

Email : berkay.karabas091@gmail.com



sanal reklamcı


İş kapılarını açan sorular Türkiye”nin önde gelen şirketlerinin patronları, üst düzey yöneticileri işe alımlarda adaylara sordukları kilit soruları Milliyet kariyerim”e açıkladı.

Onlar adaylarda en çok dürüstlük, açıklık, problem çözme yeteneği, takım çalışmasına uyum ve yüksek motivasyon arıyor. Bu özelliklerin olup olmadığını anlamak için de birbirinden ilginç sorular soruyorlar.

Yanıtları sizin için yaptıkları referans araştırmalarıyla karşılaştırıp doğruluğunuzu ölçüyorlar. onların sınavından geçmenin tek yolu dürüst olmak…

Kimi Türkiye”nin önde gelen şirketlerinin sahibi, kimi genel müdürü veya insan kaynakları alanındaki en üst düzey yöneticisi. İşe alımlarda son söz onlara ait.

Özellikle üst düzey alımlarda adaylar şirketin sahibi veya en üst düzey yöneticisi tarafından süzgeçten geçiriliyor. Adaylar en zor sınavı da burada veriyor. Çünkü bu görüşmeler klasik olan ”o pozisyon için uygun olup olmadığınızı anlamaya” yönelik değil. Tüm kişiliğinizi, düşüncelerinizi, birikiminizi ölçüyorlar.

Patron veya üst düzey yöneticiler, zaten birçok testi geçip karşılarına gelmiş olan adayda en çok dürüstlük, iletişim yeteneği, problem çözme yeteneği, takım çalışmasına uyum, cesaret ve yüksek bir motivasyon bekliyor. Bu özelliklerin olup olmadığını anlamak için de çok değişik sorular soruyorlar.

En çok merak ettikleri şeyler ise; bir önceki işinizden neden ayrıldığınız, güçlü ve zayıf yönlerinizin ne kadar farkında olduğunuz, şirketten beklentileriniz ve katkılarınızın neler olacağı.

”Abartılı ve yanıltıcı bilgi verenden çekinirim”

Süreyya Ciliv Microsoft Satış, Pazarlama ve Servis Grubu Strateji ve Sistemler Genel Müdürü

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

Ekibim için doğru kişi mi? Karşımdaki aday, karakter, beceri ve bilgi açısından ekibimize uygun mu? Burada aradığım özellikler: Dürüstlük, iletişim (açık, net, direkt ve saygılı), çoşku, hırs, pozitif enerji, olgunluk, cesaret, iş bitiricilik. Açık pozisyon için doğru ve uygun kişi mi? Burada aradığım özellikler: Direkt açık pozisyondaki iş tecrübesi, başarısı, öğrendikleri, benzeri pozisyonlardaki iş tecrübesi, vizyonu, temel başarı ilkeleri, tavsiyeleri ( bu pozisyona geçecek kişiye).

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Mülakâtlarda uyguladığım ve tercih ettiğim tarz, mülakâtı soru – cevap şeklinde bir sözlü imtihan durumuna sokmadan, karşımdaki kişiyi rahatlatıp onu gerçekten ve çok yönlü şekilde tanıyabileceğim bir sohbet haline dönüştürmektir. Burada amaç, kişi ve şirket/pozisyon arasında uygunluk var mı, yok mu, onu tespit etmektir.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Mülakâtta, dürüstlüğe çok önem veririm. Fazla abartanlar ve bilhassa yanıltıcı bilgi verenlerden çekinirim. Kısaca, dikkat ettiğim özellikler ve davranış şekillerini şu şekilde özetleyebilirim: Dürüstlük, açık, net, direkt, saygılı iletişim, zeka, tutku, hırs, pozitif enerji, olgunluk. Pozisyona uygunluk açısından en önem verdiğim konu, adayın açık pozisyona benzer iş tecrübesinin olup olmadığı ve oradaki başarısıdır. Kişinin geçmişteki davranışlarının ilerisi için de en iyi gösterge olacağına inanırım. Bilhassa, aday kişinin verdiği değil de kendi bulduğum referanslardan aday hakkında detaylı bilgiler almaya çalışırım.

”Referansınız, olumsuz yönlerinizi nasıl sayar?”

Erol Bilecik Index Grup Yönetim Kurulu Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

Mülakât için görüştüğüm adayların iyi bir takım oyuncusu olmasını ve pozitif iletişim becerisine sahip olmasını ararım. Günümüz iş dünyasında, bireysel başarılardan çok takım başarısı ön planda. Takım çalışmasında başarılı olan kişiler, şirketlerin başarısı için daha fazla katkı sağlıyorlar ve toplam katma değeri yükseltiyorlar.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Kilit sorum şudur: “Bir referansınıza iş hayatınızdaki olumsuz yönlerinizi sorsak neleri sayar?”

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Mülakât sırasında adayın doğallığı ve rahatlığı, sorulara verdiği cevapların doğruluğunun ölçütüdür. Adayın davranışlarını, duruşunu, tarzını ve konuşma biçimini kapsayan doğal bütünlük, karar verme noktasında çok belirleyicidir.

”Hedefi anlatıp yapabilir misin derim”

Orhan Göksal DOL İcra Kurulu Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

Sonuç odaklı olup olmadığını tespit etmeye çalışırım.

2 – Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Hedefi detaylı şekilde anlattıktan sonra, bu işi yapabilir misin, bunu en iyi sen cevaplayabilirsin dedikten sonra, yapıp yapamayacağını sorarım.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Bu noktada, her şeyiyle emin bir şekilde yaparım demesi önemlidir. Vücut hareketlerinden, bakışlarından ve ses tonundan anlamaya çalışırım. Cevabı güven veriyorsa, nasıl yapacağını anlatmasını isterim. Bu cevabı detaylı analiz ederim. Sonucuna göre karar veririm.

”Yönetsel bilgi ve becerileri ölçeriz”

Fuat Erbil Garanti Bankası Bireysel Bankacılık ve İnsan Kaynakları”ndan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

Yönetici olarak kurumumuzda çalışacak adayların mülakâtında, sorumlu olacakları görevin gerektirdiği iş deneyimine sahip olmaları önemlidir. Ancak bundan da önemlisi, adayın sahip olduğu deneyimden bağımsız olarak yönetsel anlamdaki bilgi ve becerileridir.

2- Kilit sorunuz nedir?

Bu anlamda, kritik bir soru sorarak adayı tanımaya çalışmak yerine, görevin gerektirdiği yetkinlikler üzerinden değerlendirme yapmak daha sağlıklıdır. Garanti Bankası işe alım süreçleri görev yetkinlikleri bazında yapılandırılmıştır. Buna bağlı olarak mülakâtlar yetkinlik bazlı gerçekleştirilir.

3- Sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Yönetici düzeyinde yetkinlikleri sorgularken; adaydan sektörle ilgili gelişmeleri (rakipler, yenilikler, fırsatlar) takip edip, vizyonel ve stratejik bakış açısına sahip olması ve bunu işine yansıtabilmesi beklenir. Ekibini hedefler doğrultusunda motive ederek yönlendirmesi, onların performansını gözlemleyerek olumlu olumsuz geribildirim vermesi, zamanında ve riski iyi hesaplanmış kararlar alabilmesi ve bunları deneyimlerinden yola çıkarak örnekleyebilmesi istenir.

”Neden iş değiştirdiniz, hayat görüşünüz ne?”

Ayça Dinçkök Akkök Grubu Yön. Kurulu Üyesi

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

Karşımdaki insanın motivasyon kaynağını anlamaya çalışırım. İşin ona vereceği ile onun beklentisi uyuşmalı. Motivasyon para mıdır, başarı mıdır, takdir midir, hangisinin daha ağır bastığı önemli benim için.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Yemek için yaşamak veya yaşamak için yemek diye iki farklı bakış açısı var hayatta. Bunu anlamak için bir kişinin neden iş değiştirdiğini, hayatında hangi etkilerin baskın olduğunu anlamak gerek. Ben açıkca neden iş değiştirdiğini sorarım. Eğer okul sonrası boş vakit geçirmişse, tabii görüştüğüm insanın seviyesi ve yaşına bağlı olarak, boş vakit insanı körelten bir süreç olduğundan, boş vaktin sebebini de mutlaka anlamak isterim.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Vücut dili çok önemli. Karşımdaki insanın samimiyetini hemen hissediyorum. Gözlerinin içine bakmak, rahat oturmak, yüzünü ellememek, sorduğum sorulara kolay cevap verdiğini ve kendine güvendiğini gösterir. Benim için cevaplar tatmin edici olmasa da güvenle verilmiş olması önemlidir. Yine de takdir ederim. Samimi bulmadığım kişilerle mülakâtı çok kısa tutarım, samimi bulduklarımla ise hayat görüşü dahil sohbet etmek isterim. Sonuçta bir aileyiz hepimiz, birbirimizi anlamak, tanımak en önemli kuvvetimiz olur.

”Gelişmesi gereken yönlerin neler?”

Michel Akavi DHL Genel Müdürü

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

Mülakât sürecindeki adayların karakter özellikleri ve iş yapış şekilleri ile ilgili maksimum bilgi edinmeye çalışırım. Bunu yaparken özellikle iş değişim süreçleri üzerinde dururum. Adayın iş değişikliği sebepleri nelerdir ya da şirket seçim kriterleri nedir? gibi konular üzerinde konuşurum.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Benim için en kilit sorulardan biri ”kişilerin gelişime açık” olan yönleri ile ilgili. Mülâkat sürecindeki kişiler doğal olarak her zaman iyi ve güçlü yönlerini ön plana çıkarmak isterler. Ben mutlaka adayın kendine göre gelişmesi gereken yönlerini sorarım. Bunu yaparken kendimden de örnekler vererek herkesin gelişmesi gereken yönleri olduğunu mutlaka söyler ve empati kurarım.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Aldığım cevabın içeriği adayın kendi farkındalığı, gelişime açık olup olmadığı, dürüstlüğü ve pozisyonun gerektirdiği yetkinliklere sahip olup olmadığı ile ilgili bir fikir verir.

”Seni iş ortamında en çok ne demotivize eder?”

Meltem Kurtsan Otacı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

İşe alınacak adayın en çok kariyeriyle ilgili hedefi nedir , bu işle istekleri örtüşüyor mu diye bakarım ve işi ne kadar istediğini öğrenmeye çalışırım. Çünkü her görev, en çok isteyen kişi tarafından, yüksek motivasyonla çalışılarak yerine getirilmelidir. İşe geçici olarak başlanmamalı, şirketimiz o kişinin kariyerinde bir basamak olarak kullanılmamalıdır.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Onu iş hayatında nelerin mutsuz ettiğini ve kendisinde beğenmediği özellikleri sorarım .Özellikle iş ortamında onu nelerin demotive edebileceğini sorduğumda stresli bir ortamda ne kadar verimli çalışabileceği konusunda bir fikrim oluşur.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Duruş , davranış , konuşma şekli , beden dili hatta el sıkışı aday hakkında bana fikir verir. Adayın kendisine ne kadar güvendiği, doğru söyleyip söylemediği tüm bunlar birlikte incelenerek anlaşılabilir.

Dört kategori var: Hayalkırıcı, OK, iyi, çok iyi

Serdar Hotiç Hotiç Yönetim Kurulu Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

”Siz çalışılacak en iyi yeri nasıl tanımlarsınız?”, ”Kendi okuduğunuz okul ya da mesleğiniz hakkında hoşlandığınız veya hoşlanmadığınız şeyler nelerdir?”, ”Kısa ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?”, ”Tecrübelerinizin size öğrettiği şey nedir?”

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Firmamızın mülakât tekniklerinde önce aday bilgileri ve şirket hakkındaki bilgilerini ölçer, sonra profesyonel görünümü ve giyimi, Türkçe”ye hakimiyeti, hırsı ve motivasyonu, kendini geliştirme, adaptasyon yeteneğini ölçmeye çalışırız. Bu tür sorular sayesinde, adayın kişiliği, zekası, bilgisi, motivasyonu, firmamız kültürüne uygunluğu ve gelecekteki potansiyel performansı konularında bilgi toplanmaya çalışılır.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Tüm sorularla ilgili bir skorlama yapılır. Bu skorlar 1 ile 4 arasındadır.(Hayalkırıcı, OK, İyi, Çok iyi). Böylece her adayla ilgili toplam bir skor elde edilir.

”Çapraz sorularla, temel değerleri test ederim”

Alper Utku MCT Genel Müdürü

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

En çok baktığımız noktalar, adayın bilgisi, becerisi, öncelikli değerleri ve hayata bakış açısı. Elimizde değer çatışmalarını ortaya çıkartan soru setlerimiz var. Buradaki soruları yöneltiyoruz.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Belli temel değerlere uyumunu çapraz sorularla test ederim. Değer çatışmalarını ortaya çıkartacak sorulardan biri şöyle: ”Elemanlarınızdan biri rakip firmayla ilgili gizli müşteri bilgilerini elde etmiş, size geldi. Nasıl tepkide bulunursunuz?”

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Bu soruya vereceği yanıt çok önemli. Doğru yanıt, ”Hiçbir şekilde bu bilgilere bakmam” olmalı. Ben olsam, bu elemanı çok ciddi olarak uyarıp, aynı davranışı bir daha tekrar ederse işini kaybedeceğini söylerim. Aday soruları yanıtlarken nabza göre şerbet veriyorsa, dürüst olduğuna inanmıyorum. Bizim için dürüstlük, adanmışlık çok önemli.

”Verdiği bilgileri kendi araştırmamızla karşılaştırırız”

Süleyman Orakçıoğlu Orka Group Başkanı

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

Adayların sürekli geliştirmeye çalıştığımız iş akış süreçlerine katacakları katma değerin ve en az bunun kadar önemli olan sağlıklı iç iletişimin devamı konusunda gösterecekleri hassasiyetin cevaplarını aramak bizler için mülakâtlarda en çok önem taşıyan sorular.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Bu noktada, adayın kendisinde var olan hangi özellikleri ve yetkinliklerinden dolayı aranan pozisyona başvurduğu, daha önceki iş deneyimleriyle başvuru yaptığı pozisyonun görev tanımındaki hangi kriterlerin örtüştüğü sorusu bizler için son derece önem taşımakta. Pozisyonla ilgili daha öceki iş yaşamından spesifik örneklerle birlikte bunları açıklamasını ve anlatmasını isteriz. Bu örneklemelerde yaşanmış olan problemleri hangi stratejiler doğrultusunda çözdüğünü anlatmasını isteriz.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Adayın mülakât esnasında sorularımıza vermiş olduğu yanıtların ve kendisini prezante edişinden elde ettiğimiz bilgilerin, aday hakkında daha önceki iş deneyimleri için yapmış olduğumuz referans araştırmaları ile örtüşüp örtüşmediği bizler için çok önemli ve karar sürecimizde birebir etkin olan faktörlerdir.

”Kahve şekerli mi şekersiz mi içmeden nasıl anlarsın?”

Meral Ak Egemen Ak Emeklilik Genel Müdürü

1- Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

Üst düzey bir pozisyon için başvuran adayda liderlik, yaratıcılık, iletişim becerileri ve tutarlılığın önemli olduğunu düşünüyorum. Bunlar adayın kurum için doğru hedeflerin belirlendiği bir gelecek tasarımını yapabilme, bu hedefe yönlendirilen ekipte iyi bir takım ruhu oluşturma, gerektiğinde risk alabilme, inisiyatif kullanma, sebep ve sonuç ilişkileri analizini doğru yapma yeteneğini değerlendirme olanağı sunmaktadır.

2- Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

“İş ya da özel yaşamınızda gurur duyarak andığınız en büyük başarı / başarısızlık deneyiminiz nedir? Neden? Kendiniz için nasıl bir gelecek tasarlıyorsunuz?” Birinci soru adayın iş yapabilme kapasitesini, ikinci soru bu kapasiteyi gelecekte kullanma arzusu ya da iştahını gösterecektir. Bununla birlikte analitik beceri ya da yaratıcılığı ölçümlemeye yönelik cevabı bazen imkânsız sorular sorabilirim. “İstanbul”da sabah trafiğinde fazladan harcanan benzinin ekonomiye yıllık maliyeti nedir? Bir fincan kahvenin şekerli ya da şekersiz olduğunu içmeden nasıl anlarsınız?” vb.

3- Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Somut bilgiler verip vermediğine, hikayenin kapsamına, etki alanına, adayda yarattığı heyecanın dışa vurumuna, iletişim yetkinliğine, söz ve beden dili koordinasyonuna bakarım. Burada belirleyici olan zeka, yaptığı işe adanmışlık ve tutkudur.

”Neden bu kurumda çalışmayı tercih ediyorsun?”

Meltem Kalender Turkcell Çalışan İlişkileri Bölüm Yöneticisi

1. Mülakâtına katıldığınız adayda en çok hangi sorunun yanıtını ararsınız? Niçin?

Üst düzey yöneticilerde aradığımız en önemli özelliklerden biri, yöneticilerin kendi alanlarındaki konuların yanı sıra bütünü kavrayarak çözüm önerileri sunması. Ayrıca, şirket içi ve dışı stratejik iş birliklerini yönetebilme becerisi, liderlik vasfı ve kurumsal kültürümüze uygun iş anlayışı da diğer kriterlerimiz arasında yer alıyor.

2. Kilit sorunuz nedir? Bu soruyu nasıl sorarsınız?

Tek bir kilit sorumuz yok. Ancak, “Neden bu kurumda çalışmayı tercih ediyorsunuz?”, “Kuruma bakış açınız nedir?”, “Bu konudaki sektörel, pozisyonel ilgi ve motivasyonunuz nasıldır?” gibi sorular soruyoruz. Bu sorularla, adayın sektöre ve çalışacağı pozisyona yönelik ilgisini ve beklentilerini ölçmeye çalışıyoruz.

3. Bu sorunun yanıtını nasıl ölçersiniz?

Turkcell”de özellikle yönetici alımına yönelik iş görüşmelerini daha çok sohbet ortamında ve geniş kapsamlı gerçekleştiriyoruz. Bu mülakât ortamı, adayın genel iletişim sürecindeki yaklaşımını rahatça ortaya koyduğu için bize gözlem yapma olanağı tanıyor.

KAYNAK:KİGEM


İş arayanlara tavsiyeler iş görüşmesi İş arayanlara altın tavsiyelerde bulunan HelpA Akademi kurucu ortaklarından Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan, yaptığı gözlemlerde üniversite mezunu olup iş arayan gençlerin iş görüşmelerinde sorun yaşadığı sonucuna ulaştığını kaydetti.

Okullarda işle ilgili bilinmesi gereken tüm teorik bilgilerin öğretildiğini ve işveren için mezun olunan okulun bu anlamda önemli olduğunu belirten Orhan, "Ancak ne yazık ki iş arayan çoğu mezun kendisini ifade etmede sorun yaşıyor. Özellikle iş görüşmelerinde gençler kendilerini anlatamıyor, özgeçmişlerini doğru hazırlayamıyor ve beden dilleriyle işverene güven aşılayamıyor. Bu sıkıntılar doğru tekniklerle aşıldığında işsizlik sorun olmaktan çıkar" dedi.

Özellikle önemsiz olduğu düşünülen bazı unsurlara dikkat edildiğinde işvereni etkilemenin oldukça kolay hale geleceğini ifade eden Orhan, iş arayanlara çok özel tavsiyelerde bulundu.

İş ilişkilerinde, işverenin kişiyle ilgili ilk izlenimini özgeçmişten edindiğini belirten Orhan, "Tahmin edilenin aksine işveren süslü okul bilgilerine bakmaz. Çünkü belirli eleme kriterlerinden geçerek önüne gelen özgeçmişlerin neredeyse tümü istenen okul ve bölüme aittir. Burada dikkati çeken 'ekstralar'dır. Özellikle kendinizi geliştirme anlamında yaptıklarınız, aldığınız sertifikalar yani işe başvuru pozisyonunuzda şirkete bir şeyler katabilecek +1'ler işvereni etkiler. Bunun yanında, önemsiz olarak görülen hobiler kısmını da özenli yazmanız önemli. Pek çok kişi klasikleşen 'kitap okumak, müzik dinlemek, yüzmek' gibi şeyler yazar. Boş zamanlarınızda yaptığınız her şeyi yazmak, özgeçmişteki doğruluk algısını zayıflatır" diye konuştu.

Gülşah Sam Orhan, iş arayan birçok kişinin aşırı parlak özgeçmişlerine rağmen firmalardan dönüş alamamaktan şikayetçi olduğunu belirterek, "İşsiz olmanızın sebebi o çok parlak özgeçmişiniz olabilir. Hazırlanan özgeçmişlerde olduğundan abartılı gösterilen özellikler kurum yetkilisinde iki algının oluşmasına neden olur; bu kişi bizim pozisyonumuz için aşırı kalifiye ya da bu kişi aşırı kalifiye olduğu için bizden fazla maaş isteyebilir. Bu iki algı sizin işe girmenizi zorlaştıracağı için, bilgilerinizi olabildiğince sade ve abartısız yazmaya özen göstermelisiniz" ifadelerini kullandı.

İş görüşmelerinde yalnızca pozisyon hakkında sorular yöneltmenin işverende olumsuz etki oluşturacağının altını çizen Orhan, "İş görüşmelerinde hevesli ve motivasyonu yüksek görünmek artı puan kazandırır. Bunu sağlamanın yolu, kendi çıkarınıza yönelik sorulardan çok firma hakkında konuşmanızdır. Pozisyon hakkında sürekli soru sorulması kurum yetkilisinde 'Tembel ve sadece kendi işini yapan, ekip çalışması için uygun değil' izlenimi oluşturur. İlk görüşmede pozisyonu kafanızda oturtmaya çalışmaktan kaçının" dedi.

Orhan, işverenin sorduğu bir sorunun cevabı bilinmiyorsa dürüst olunması gerektiğine işaret ederek, "İşveren size meslekte adı geçmeyen bir konu açarak bu konuda yorumunuzu isteyebilir. Avrupa'daki iş görüşmelerinde de uygulanan bu teknikte dürüst olmanız kazandırır. Bilmediğiniz sorulara kem küm etmeden, cevabı bilmediğinizi söyleyin. Bu cevap işe kabul edildiğiniz takdirde bir şeyleri savuşturmayacağınız anlamına gelir" önerisinde bulundu.

İş görüşmelerinde beden dilini doğru kullanmanın işvereni etkileyeceğini kaydeden Orhan, şöyle devam etti: "Göz kontağı iş görüşmelerinde çok önemlidir. Beden dilinde gözleri kaçırmak yalan söyleyeceğiniz, kendinize güveniniz olmadığı algısı yaratır. Görüşmelerde göz kontağından asla kaçınmamalısınız. Bunun yanında elleri de doğru kullanmak gerekiyor. İşveren soru sorduğunda ellerinizi saklar hareketi yaparsanız bu karşınızdakinden bir şey sakladığınızı düşündürür. Özellikle iş deneyimlerinizden bahsederken ellerinizi saklamaktan kaçının."

Bilinenin aksine iş görüşmelerinde siyah, beyaz, lacivert, kahve tonlarının görüşmeye gelen kişinin hatırlanmasında güçlük oluşturacağını ifade eden Orhan, "Tercih edilecek kıyafetin rengi işverenin aklında kalabilecek türden olmalı. Örneğin bayanlar için pastel tonlar, pembe, lila ya da su yeşili gibi renklerin kullanımı işverenin aklında kalmanızı sağlar" dedi.

Orhan, işverenlerin hoşlanmadığı konulardan birinin de kişilerin iş görüşmelerine eşi, anne ya da babalarıyla gitmesi olduğuna dikkati çekerek, bu durumun işverende güvensizlik yaratacağını ve personel adayının yeteri kadar olgun olmadığı algısına kapılacağından görüşmelere yalnız gidilmesinin önemli olduğunu bildirdi.

CNNTÜRK -alıntı-

iş görüşmesi Yeni işinizin uzun vadeli olmasını istiyorsanız, sevdiğiniz ve başarılı olabileceğinize inandığınız alanlarda arayışa yönelin. Öylesine girdiğiniz bir iş sizi mutsuz edebilir ya da yeteri kadar verim sağlayamayabilirsiniz. Böyle bir durum yaşayıp, kendinizi yeniden iş arayışı içinde bulmak istemezsiniz. Hangi alanda daha mutlu ve başarılı olacağınızdan emin değilseniz, kariyer danışmanlarından yararlanabilir veya web sitelerinde yer alan testlerle kendinizi daha iyi tanıyabilirsiniz. Takım çalışması mı? Araştırma yapmak mı? Problem çözmek mi? Size en uygun alanları keşfedin. Yapmak istediğiniz işte kendinizi yeterli görmüyorsanız, vaktiniz varken sektörle ilgili kurslara katılın. Bu işi yapan bir kişi bulun ve ondan bu işle ilgili fikirler alın. Kariyer değişikliği yapmayı planlıyorsanız, hedeflediğiniz alanla ilgili gönüllü bir çalışma yaparak kendinizi deneyebilirsiniz.

CV’niz ne kadar zenginse, o kadar ilgi çeker. Aldığınız eğitimler, seminerler, hobileriniz ve başarılarınız, işinizle ilgili olsun veya olmasın mutlaka size olumlu olarak yansıyacaktır. Ancak, CV’nizi anlaşılır bir şekilde düzenlemezseniz, tüm artılarınızın heba olmasına yol açabilirsiniz. Zengin bir CV demek, bilgi kirliliği anlamına gelmiyor. Unutmayın; net ve özenle hazırlanmış özgeçmişler her zaman daha ikna edici bulunuyor.

Sosyal medyada oluşturduğunuz profillerin çoğu zaman iş başvurularında değerlendirmeye alındığını biliyor musunuz? Yaptığınız paylaşımlar size olumlu veya olumsuz olarak geri dönebilir. Yaratıcılığınızı ve özel zevklerinizi ortaya koyan paylaşımlar, iş verenleri etkilemekte bir araç olarak kullanılabilir.

Sosyal çevrenizden ve ailenizden yardım almaya çekinmeyin. Nasıl bir arayış içersinde olduğunuzu onlarla paylaşın. Size yön vermeleri ve aracı olmaları için fikirlerine başvurun. Tek başınıza çabalamak yerine destek almak hem işinizi kolaylaştırır hem de size moral verir.

Gazete ilanları , internet siteleri, sosyal medya ağları, şirketlerin insan kaynakları sayfalarını sürekli takip ettiğiniz gibi, sosyal kariyer sitesi olarak tanımlanan Linkedin üzerinden iyi bir profil oluşturarak şirketlerin size ulaşmasına da imkan tanıyın. İçinde bulunmak istediğiniz alana dair fuarlara katılmayı unutmayın. Fuarlar, firmalarla birebir tanışmanız ve kendinizi göstermeniz için güzel bir fırsat.

Yüksek özgüvenli kişiler kendilerini saygı görmeye ve kabul görmeye değer görürler ve çevrelerinde de kendilerini değerli bir birey olarak algılarlar. Özgüveni arttırmanın en etkili yolu, ileriye yönelik gerçekçi hedefler koymak, hedeflerin arkasından yürümek, gerektiğinde sorumluluk almak, fiziksel görünüme özen göstermek ve iyi bir sosyal desteğe sahip olmaktan geçiyor. İş görüşmesinde ne kadar özgüvenli olursanız, kendinizi o kadar iyi kanıtlarsınız. Ancak, özgüvenli olmayı kibirli olmakla karıştırmamalısınız. Altı boş iddialar yerine, başarılarınızı, eğitimlerinizi ve bilginizi paylaşarak kendinizden emin olduğunuz yanları ortaya çıkarmalısınız.

Paradurumu -alıntı-


İş bitiren iş görüşmesi taktikleri sanal reklamcı Görüşme öncesi heyecanı nasıl yenersiniz? Maaş miktarı sorulduğunda ne yanıt vermelisiniz? Peki, ya eski iş yerinden ayrılma nedeniniz? Doğruları söyleme dozunuz ne olmalı?

İş görüşmesine davet edildiniz. Heyecandan yerinizde duramıyorsunuz. Eliniz, ayağınız buz gibi. Ah bir de dilinizin dolanma tehlikesi olmasa… Nasıl rahatlayabilirsiniz?

Maaş konusu… Tam bir kriz! Maaş miktarı sorulduğunda ne cevap verseniz uygun olur? En iyisi o soruyu boş bırakmak mıdır?

Zayıf yanlarınız sorulduğunda “Zayıf yanım yok” demek doğru bir yaklaşım mıdır? Peki ya eski iş yerinden ayrılma nedeni sorulduğunda ne demeli? Üstelik yöneticiyle de fena halde kapışıp bırakmıştınız o işi… Ağzınıza ne gelirse söylemek, samimi olduğunuzu mu gösterir? Yoksa…?

Ve daha pek çok soru… İş görüşmelerinde başarılı olabilmek için İnsan Kaynakları Danışmanı Erim Hısım, bakın nasıl taktikler veriyor…

İş görüşmesinde nasıl davranmalıyız?
Davranışlarımız, normal hayatta nasılsa öyle olmalı. Çünkü insan kaynakları uzmanları çalışma arkadaşlarının doğal olmasını beklerler. Tabii ki okul arkadaşlarıyla yaşanılan doğallıktan söz etmiyoruz. İnsan kaynaklarının istediği, iş hayatındaki doğallıktır; gergin, fazla mesafeli bir ilişki değildir.

Birinin konuşurken jest ve mimik kullanmaması mümkün değildir. Ama bu jest ve mimikleri abartmamak gerekir. Abartılı hareketler karşı tarafı rahatsız edecektir. Sözümüzü destekleyen jest, mimik ve beden diline ihtiyaç vardır.

İş görüşmesinde zayıf yanlarımız sorulduğunda nasıl cevap vermeliyiz?
Bazen, “Zayıf yanlarınız nedir?” diye direkt sorulabilir. “Şunlardır” diye liste yapmak çok hoş olmayabilir. “Zayıf yanım yok” cevabı gerçek bir zayıflığın işaretidir. Herkesin zayıf yanı vardır. Ama bazen zayıf yanlar, kuvvetli yanların habercisidir. Eksiği olanın fazlası olur.

Bilgisayar, yazılım ya da başka teknik konularda yoğun çalışan birinin iletişim açısından biraz zafiyeti olabilir. İyi bir iletişimcinin de teknik açıdan eksikliği olabilir. Hepsinin aynı insanda olması, mükemmel insan olmak söz konusu olamaz. Önemli olan zayıf, güçlü yanların, girilmeye çalışılan iş ya da meslek ve deneyim ile örtüşmesidir.

Zayıf yanlar ile ilgili soruda, yalandan uzak durmak ama bazı şeyleri de çok açıklamamak, biraz eksik konuşmak işe yarayabilir.

İş görüşmesinde maaşla ilgili sorulara nasıl yanıt vermek gerekir?
İş teklif edildikten sonra, durum “ne zaman başlarsın”a geldiğinde, o zamana kadar adayın maaşı konuşmuş olması profesyonelliğin gereğidir. Bazen çok erken bir safhada, görüşme henüz iş teklifine dönüşmeden ücret beklentisi sorulabilir. Hatta bazen form doldurulur ve bu formdaki maaş beklentisi sorusuna cevap verilmeye çalışılır. Bazı kişiler bu soruyu boş bırakır.

Bir sorunun cevapsız bırakılması kötü bir cevaptır. Tüm bu sürecin öncesinde aday, başvurduğu sektör ve kurumla ilgili araştırma yapıp yaklaşık maaş skalasını bilmelidir. Ancak çok erken gelen bir soruyu yanıtsız bırakmak da hoş olmadığından, “Sizin ücret skalanızda bunun bir yeri vardır, o konuda anlaşabileceğimizi umuyorum” diye cevap vermek gerekir. Bu, “Skalanızdaki rakama mutlaka uyarım” demek değil, “Şimdilik gündemim bu değil, işle ilgili biraz daha konuşalım, maaş konusu daha kolay” diye bir geçiştirme yöntemidir.

Ama maaşla ilgili hiç konuşulmadan iş teklifinde bulunuluyorsa, profesyonelliğin gereği olarak maaş da dahil olmak üzere şartlar konuşulmalı. Maaşı bordroda gördükten sonra itiraz etmek doğru olmaz.

İş mülakatında heyecanlanırsak ne yapmalıyız?
Heyecanlanırsınız ama yapmanız gereken, onu kontrol altına almaktır. O heyecan sizi diri tutar. Ancak dozu fazla olursa, bunu yenmek için uygulayabileceğiniz en basit teknik, iş görüşmesine başlamadan evvel, sizi beklettikleri, yalnız kaldığınız dakikalarda üç kez derin diyafram nefesi alın. Bu sizi biraz rahatlatır.

Sıkıştığınız ve çok heyecanlandığınız yerde, çok rahat ettiğiniz bir ortamın hayalini kurun ve kendinizi orada hissetmeye çalışın. Bunun süresini çok abartmadığınız sürece işe yarar, nabzınız düşer, rahatlarsınız.

Heyecanlanmak çok doğaldır. Bunu çok da gizlememek gerekir. Bir insan kaynakları uzmanının heyecanlı bir adayı tercih etme ihtimali yüksektir. Heyecan, gereklidir ve istekliliğin göstergesidir.

Mülakatta önceki işimizden ayrılma nedenimizi nasıl söylemeliyiz?
Negatif bir şey söylemek, eski yöneticiyle kavga ya da kurumda yaşanan olumsuzluklardan ayrıntılı olarak bahsetmek sakıncalı olur.

Çok haklı ve sizi ayrılmaya götüren çok net sebepleriniz de olsa profesyonellik gereği bundan çok yüzeysel bahsetmelisiniz.

Kısmen çok teknik şeylerden söz edebilirsiniz. Bazı şeyler kırmızı çizginizdir. “Yazılım yok ama sen bizim muhasebemizi tut” denmişse size, “Eğer yazılım sağlamayacaksanız ve muhasebenizi tutacaksam ben burada olmamalıyım” demelisiniz.

Dolayısıyla eski iş yerinizde buna benzer bir şey yaşandıysa, “Almadılar, beni sevmediler, paraları yoktu” demek yerine, “İşimizi sağlıklı yapamadık” demek gerekir. “İşinizi yapmamı istiyorsanız, şu şu malzemeler sağlanacak mı?” şeklinde konuşabilirsiniz. Onun dışında şikayet eden, dedikodu yapan bir üslup çok tercih edilesi değildir.

KAYNAK : KİGEM


İş görüşmesi ipuçları Heyecanınızla başa çıkın
Önemli olaylar, iyi performans göstermemiz gereken durumlar, hepimizi heyecanlı ve stresli yapar. Biraz heyecan performansınızın gelişmesine yardım eder. Fakat hızlı kalp atışları, yüz buruşturma, titreyen bir ses performansınızı; ve güçlü, kendine güvenen, kontrollü imajınızı olumsuz etkileyecektir. Bundan kurtulmak için görüşmeden hemen önce birkaç derin nefes almak size iyi gelecektir. Gözlerinizi kapatın ve sakinleşmeye çalışın.

Hazırlıklı gelin
Görüşmeden bir gün önce, yanınızda götüreceklerinizi hazırlayın. Her zaman yanınızda fazladan özgeçmişinizi de götürün. Özgeçmişinizdeki referansların güncel ve doğru olduğuna emin olun. İşinizle ilgili göstermeniz gereken örnekler varsa yanınıza almayı unutmayın. Görüşme sırasında soracaklarınızı da bir liste haline getirebilirsiniz. Gitmeden önce mutlaka yol tarifini almış olun, eğer daha önce gitmediğiniz bir yerse evden mutlaka erken çıkın. Görüşmeye geç kalmak kaçınılması gereken en büyük hatalardan biridir.

İlk izlenim önemli
Siz “Merhaba” demeden önce iş görüşmenizi yapan kişi sizin görünüşünüzü, temizliğinizi, tarzınızı gözden geçirip şirketi temsil edecek biri olup olmadığınıza karar verir. Her ne kadar günümüzde artık şirketler artık kıyafet konusunda daha rahat davransa da kıyafetlerin seçimi ve temizliği hala büyük önem taşıyor. İş görüşmesine giderken formal bir kıyafet, mümkünse takım elbise seçin. Görüşme yaptığınız kişiyi sıcak bir şekilde selamlayın ve sıkı bir şekilde tokalaşın. Bunlar ilk izlenimde büyük önem taşır.

Sözsüz iletişim
İçten bir gülümseme sıcak ve kendine güvenen bir mesaj verir. Göz kontağı kurmak, İnsan Kaynakları uzmanlarının en çok dikkat ettiği noktalardan biridir. Verdiğiniz mesajın ve anlattıklarınızın doğru ve inanılır olması hayati önem taşır.

Destekleyici belgeler getirin
İş görüşmesinde anlattıklarınızı belgelerle desteklemeniz söylediklerinizin inandırıcılığını arttıracaktır. Bu tabii ki her sektör ve her pozisyon için mümkün değildir ancak daha önceki çalışmalarınızı getirebiliyorsanız, işi gerçekten yapabileceğinize dair kanıtlar sunabilirsiniz.

Dinleyin
İş görüşmenizi gerçekleştiren İnsan Kaynakları uzmanı için en çok sıkıntı yaratan şeylerden biri sorduğu soruların anlaşılmamasıdır. Bu nedenle karşınızdakini dikkatlice dinleyin.

Kariyer Koçu Robin Ryan


İş görüşmesi ve mülakat | Translate çeviri sanal reklamcı

İş görüşmesi soruları ve en iyi cevaplar

Birkaç farklı kategoride en sık sorulan röportaj soruları için en iyi cevapların örneklerini ve nasıl cevap vereceğinize dair tavsiyeleri gözden geçirin. Yanıtlarınızı ezberlemenize gerek yoktur, ancak sorulması beklenen görüşme sorularına nasıl cevap vereceğiniz konusunda bir fikriniz vardır.

En Sık Sorulan Mülakat Soruları

Bunlar en iyi cevapların en sık sorulan soruları ile en sık on görüşme sorularıdır. Ayrıca, kendi mülakat cevaplarınızı çerçevelemek için fikir edinmek üzere birçok farklı pozisyon için işe özel röportaj sorularını da gözden geçirin.

Sizinle Söyleşi Soruları

Görüşülen kişiler, kişiliğiniz hakkında bilgi sahibi olmanız ve hem iş hem de şirket için uygun olup olmadığınızı belirlemek için sizinle ilgili sorular soracaktır. Bunlar, işvereninize pozisyon için uygun olduğunuzu gösterme fırsatı veren açık uçlu sorulardır.

Bana kendinden bahset.
En güçlü yanın nedir?
En büyük zayıflığınız nedir?
Özgeçmişinde olmayan bir şeyden bahset.
En büyük gücün nasıl performans gösterecek?
Başarısızlığı nasıl ele alıyorsunuz?
Başarıyı nasıl ele alıyorsunuz?
Kendinizi başarılı buluyor musunuz?
Stres ve baskı ile nasıl başa çıkarsın?
Kendinizi nasıl tanımlarsınız?
Tipik bir çalışma haftasını tanımlayın.
Şanslı mısın?
İyi misin
Başarmak için istekli misin?
Çalışma tarzınızı tanımlayın.
Diğer insanlarla iyi çalışıyor musun?
Evine iş mi geliyor?
Yarışmadan nasıl farklısınız?
Kendini nasıl görüyorsun? Kendini kime benziyorsun?
Bu iş kariyer planınıza nasıl uyum sağlar?
Normalde haftada kaç saat çalışıyorsunuz?
Yeni bir şirket için çalışmaya nasıl uyum sağlardınız?
Çalıştığınız temayı nasıl tanımlarsınız?
İş arkadaşlarınız kişiliğinizi nasıl tanımlar?
Senin hakkında bilmemiz gereken başka bir şey var mı?
Seni ne motive eder?
Kendi kendini motive eden misiniz?
Bulmak için en zor kararlar nelerdir?
Hayatında en büyük hayal kırıklığı neydi?
Ne hakkında tutkulu musunuz?
Hobileriniz nelerdir?
Evcil hayvanların nelerdir?
Hayalindeki meslek ne?
Son işin hakkında en çok neyi özleyeceksin?
Son işinle ilgili neyi özlemeyeceksin?
Beğenilmeyi veya saygı duymayı mı tercih edersiniz?
Neden senin için risk almalıyım?
Hayatının son on yılını yaşayabilseydin, farklı olarak ne yaparsın?

İşten Ayrılma Hakkında Sorular

İşverenler neredeyse her zaman işinizden neden ayrıldığınızı veya ayrıldığınızı sormaktadır. Neden devam ettiğine dair bir açıklama hazırla. Verdiğiniz nedenlerin, bir referans için başvuruda bulunulduğunda geçmiş işverenlerin sizinle ilgili neler söyleyeceğiyle eşleştiğinden emin olun.

Neden işini bırakıyorsun?
Neden işleri değiştirmek istiyorsun?
Neden kovuldun?
Neden atıldın?
Neden işini bıraktın?
Neden istifa ettin?
Son işinden beri ne yapıyorsun?
Neden bu kadar uzun zamandır çalışmıyorsun?

Maaş Hakkında Röportaj Sorular

Bir iş görüşmesi sırasında cevaplanması gereken en zor sorulardan bazıları tazminattır. İşte size sorulacak ve en iyi cevapların örnekleri. Maaşla ilgili sorulara cevap vermek zor olabilir ve bazı yerlerde işverenlerin maaş tarihinizi sormalarına izin verilmez.

Başlangıç ve son seviye tazminatınız neydi?
Maaş beklentiniz nedir?
Maaş gereksinimleriniz nedir?
Neden daha az para için bir iş alırsın?

Niteliklerinizle İlgili Sorular

Görüşmecilerin belirleyebilmeleri için en önemli şey iş için nitelikli olup olmadığınızdır. Öğrenmek için ne isteyecekleri. Cevap verirken, spesifik olun. İş gereksinimlerine uygun becerilerinizi paylaşın, böylece görüşmeyi yaptığınız kişiyi iyi kalifiye bir şekilde gösterebilirsiniz.

Hangi uygulanabilir deneyime sahipsiniz?
Bu iş için fazla kalifiye misiniz?
Alt çizgiyi nasıl etkilediniz?
Yeteneklerinizle ilgili sorularınızı söyleyin.
Bu kalemi bana sat.
Bana eğitim geçmişinden bahset.
Bizim için diğer adaylardan daha iyi ne yapabilirsiniz?
İşin hangi kısmı sizin için en zorlayıcı olacak?
Bu işin hangi kısımları sizin için en zorlu?
İşinize hangi felsefe rehberlik eder?
Başarılı olmak için size en çok hangi gücü sağlayacak?

İş Görüşmesi Hakkında Faydalı Bilgiler

Sorulan sorulara doğru bir şekilde yanıt verin. Verdiğiniz cevaplardan ve sonuçlardan örnekler sunarak cevaplarınızı yeteneklerinize ve başarılarınızı anlatın. Cevaplarınızı kısa ve odaklı tutun. Her görüşmeci ile zaman sınırlıdır, bu yüzden başıboş konuşmayın. Mevcut ve eski işverenler veya meslektaşları hakkında olumsuz konuşmayın. Şirketler zorlu durumların üstesinden gelen problem çözücüleri işe almak istiyorlar. Mevcut işinizden vazgeçtiğinizi düşünüyorsanız, bu deneyimden edindiğiniz ve bir sonraki adımda ne yapmak istediğiniz hakkında konuşmaya odaklanın.

İş Görüşmesi Soruları

Bana biraz kendinden bahseder misin?
Pozisyonu nasıl duydun?
Şirket hakkında ne biliyorsun?
Neden bu işi istiyorsun?
Neden seni işe almalıyız?
En güçlü profesyonel gücünüz nedir?
Zayıf yönlerin olarak ne düşünüyorsun?
En büyük profesyonel başarınız nedir?
Kendinizi beş yılda nerede görüyorsunuz?
Hayalindeki iş ne?
Başka hangi şirketlerle görüştünüz?
Neden şimdiki işini bırakıyorsun?
Neden kovuldun?
Yeni bir pozisyonda ne arıyorsunuz?
Ne tür iş ortamı tercih edersiniz?
Yönetim tarzın nedir?
Patronun ve meslektaşların seni nasıl tanımlar?
Kariyer yollarını neden değiştirdiğini açıklayabilir misin?
Baskı veya stresli durumlarla nasıl baş edersiniz?
Maaş gereksinimleriniz nedir?
İş dışında ne yapmaktan hoşlanırsın?
Eğer bir hayvan olsaydın, hangisini olmak isterdin?
Çocuk sahibi olmayı mı planlıyorsun?
Ne daha iyi veya farklı yapabileceğimizi düşünüyorsun?
Bizim için herhangi bir sorunuz var mı?


İş bulma tüyoları | Translate çeviri Okul dışında bir iş bulmanın ve emekliliğe kadar onunla yaşamanın eski günleri kesinlikle geçmişte kaldı. Bu modern zamanlarda, insanlar yeni iş fırsatları bulma konusunda daha ustalaştılar. Ancak daha geleneksel taktiklerin bazıları popülerlik içinde kaybolmaya başladı ; Artık insanlar hayallerindeki işleri bulmak için öncelikle gazete reklamlarına bakıyorlar. İş arayanlar kariyerlerini ilerletirken daha yaratıcı ve yeni stratejiler kullanıyorlar.

İş ilanlarının çoğunluğunun asla “gizli iş piyasası ” olarak adlandırılan hiçbir zaman reklamı yapılmadığı söylenir . Bu işleri inmek için, arayıcıların kapıya ayak basmanın bir yolunu bulmaları gerekecektir. Ağ, iş fırsatlarını belirlemede uzun bir yol kat edebilir; Doğrudan tanıdığınız kimsenin bir işin açılışı hakkında bilgisi olmasa bile, birisinin tanıdığı bir şansı vardır.

1-Sosyal Ağlar
Ağ, hem kişisel hem de çevrimiçi olarak yapılabilir. Profesyonel derneklere katılabilir, okul mezunlarının etkinliklerine katılabilir veya kendi alanında çalışan profesyonellerle bağlantı kurmayı hedefleyebilirsiniz. Diğer profesyonellerle iletişim kurmanızı ve olası iş fırsatları hakkında bilgi almanızı sağlayan Linkedin gibi çeşitli çevrimiçi araçlar da bulunmaktadır. Sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla diğer profesyonellerle de tanışabilirsiniz.

2-Tavsiyeler
Tavsiyeler, bildiğiniz kişilerden de gelir, ancak bu yöntem, yeni bir iş aramaya gerek duymadan bir pozisyona başvurma daveti alabilir. Bazı işverenler, çalışanlarına şirketlerine başarılı bir aday göndermeleri için teşvikler sunar - herkes için bir kazan-kazan durumu. Yeni bir iş bulursunuz, ve irtibatınız birinci sınıf bir çalışanı çekmek için bir bulucunun ücretini alır.

3. İş Kurulları ve Kariyer Web Siteleri
Meslek kurulları geleneksel olarak sadece - boş pozisyonlar ve istihdam fırsatları veren kurullardı. Bu kartların bazıları gerçek anlamda hala mevcut olsa da, birçok iş kartı sanal bir formatta ilerledi. Genellikle federal veya eyalet hükümetleri, iş arayanların erişebileceği iş panoları ve iş bankaları sağlayacaktır. Ayrıca iş arama motorlarını internette iş ilanlarını yayınlayan çok sayıda kariyerle ilgili web sitesini de kullanabilirsiniz. Bu web siteleri, geleneksel isteklere benzer şekilde çalışır, ancak çok daha hızlı bir geri dönüş süresi vardır ve büyük bir alanda çok daha fazla sayıda iş aramanıza olanak tanır.

4. İş Fuarları
Bazı iş veya işe alım fuarları daha genel olmasına rağmen, iş fuarları tipik olarak belirli sektörlere yöneliktir. Bu reklamlar genellikle mevcut olacak kuruluşların bir listesi ile birlikte gelir. İlginizi çeken, birkaç özgeçmiş getiren ve kendinizi satmaya hazır olan şirketleri araştırın. Diğer başvuru sahiplerinden sizi ayırabilecek mini görüşmeler olarak işe alım yapanlarla yapılan görüşmelerden birini düşünün. Bazı kuruluşlar, adaylara kendi gereksinimlerine uyan saha görüşmeleri bile sunabilirler.

5. Şirket İnternet Siteleri
Hayalinizdeki işvereniniz zaten aklınızda ise, neden doğrudan kendi web sitesinin kariyer bölümüne gitmeyiniz? Sitelerinde açılışlar için izlerseniz, beklediğiniz fırsatı bulmanız için bir şans vardır. Çalışmak istediğiniz işverenlerin bir listesini oluşturun ve sık sık kendi web sitelerini ziyaret edin. Belirli bir şirkette çalışmaya gerçekten başlamışsanız, beceri setinize uyan fırsatı bulmak biraz zaman alabilir. Ama zamanın lüksüne sahipseniz, bu sizin hayalinizdeki işi bulmak için en uygun yöntem olabilir.

6. Soğuk Arama
Özellikle ilgilendiğiniz bir şirkete gönderilen herhangi bir iş ilanı göremiyorsanız, soğuk bir arama yapmayı düşünebilirsiniz. Bir kuruluştaki bireylerle iletişim kurmak için şirket web sitesinde iletişim bilgilerini bularak veya bir resepsiyon görevlisi ile görüşerek telefon veya e-postayı kullanabilirsiniz. Yaklaşan herhangi bir boşluğu öngörüp görmediklerini öğrenmek için doğrudan bireylerle iletişim kurun ve gönderdiğiniz özgeçmişinizin bir kopyasını gönderdiğiniz tüm e-postalara eklediğinizden emin olun. Ayrıca, iş türleriyle ilgili bilgi veya kuruluşun adayda aradığı beceri veya nitelikler hakkında bilgi isteyebilirsiniz. Bu tür bir iletişimin her zaman iyi bir şekilde alınamayacağını unutmayın, ancak size her zaman bir sonraki fırsatta size yol gösterecek bir şans olacaktır.

7. İşe Alım Ajansları
İş aramada profesyonel bir yardım arıyorsanız, işe alım ajansları kesinlikle yardım edebilirler (ancak bazı durumlarda bir bedeli olabilir). İşe alım ajansları aracılığıyla işe alınan çok sayıda kuruluş vardır, çünkü adayların yerleştirilmesi ve görüşme sürecinin uzun sürmesini kolaylaştırmaya yardımcı olmaktadır. Bir organizasyon içindeki belirli bir boşluğu doldurmak için bireyleri bulur ya da hizmetlerini işe alan bir iş arayan için bir yer bulur. Ödeme genellikle komisyona dayanır. Birçok lisenin, kolejin ve üniversitenin yeni mezunların özgeçmişlerini geliştirmelerine yardımcı olabilecek ve hem mevcut öğrencilere hem de mezunlarına iş aramalarında yardımcı olabilecek işe yerleştirme hizmetleri olduğunu unutmayın.

8. Stajlar
Bazen geçici istihdam kalıcı pozisyonlara yol açabilir. İşe yaramıyorsanız, harika bir şirket ile geçici bir pozisyon bulmak, kapıya ayak basmanız için harika bir yoldur ya da gelecekte işe yarayacak yararlı iş bağlantıları sağlar. Birçok işe alım ajansı, geçici veya geçici pozisyonların ve sözleşmeli işlerin yerleştirilmesine yardımcı olabilir. Stajlar, üniversiteden yeni mezun olan öğrenciler için mükemmel bir seçimdir ve birçok okulun işe yerleştirme hizmetleri öğrencileri fırsatlarla bağlayabilir. Gönüllülük, değerli sanayi ilişkilerini kazanmak için harika bir yöntem olabilir.

9. Yaratıcı Taktikler
Rekabetçi bir iş piyasasında, bazı iş arayanlar kendilerine dikkat çekmek için daha yaratıcı yöntemlere yöneldiler. Billboardlar, özgeçmişinizin bir kopyasına sahip olan zincir mektupları, hatta özgeçmişinizi kendinize yapıştırıp, bir insan billboard olarak şehir etrafında dolaşmak, bireylerin potansiyel işverenler tarafından fark edilmek için kullandıkları yöntemlerden sadece birkaçıdır. Bu yöntemler gerçekten işe yarayabilir olsa da, dikkatli olun. İşe alım yapanların dikkatini çekebilirsiniz, ancak yanlış mesajı da gönderiyor olabilirsiniz. Yaratıcı tekniklere başvurmayı düşünüyorsanız, iş bulmaya çalıştığınız sektör için uygun olduğundan emin olun.

10. sanalreklamci.com iş arayanlar sitesine kayıt olarak iş arayışınızı destekleyebilirsiniz.


Girişimci olmayı deneyin | Translate çeviri sanal reklamcı

Bir işe başlamak istiyorsanız ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, endişelenmeyin yalnız değilsiniz. Aslında, zamanımızın yeni ekonomik gerçekliği göz önüne alındığında, daha önce hiç olmadığı kadar çok insan, onları beklediklerini düşündükleri "işi" bulmamışlardır. Diğerleri, sevdikleri, kendi yaşam hedeflerine uyacak şekilde inşa ettikleri işleri yaratmayı tercih ettikleri sonucuna varmışlardır. Motivasyonun kendi patronunuz olmasının önemi yok, bugün başlayabilirsiniz.

Sizin için Doğru İş tanımlayın
Keşfetmek için kendinize izin verin. Kendinize ait farklı yönlere (kişiliğinize, sosyal stillerinize, yaşınıza) bakmaya ve sezginizi dinlemeye istekli olun. Derinlere inandığımız gerçeği bildiğimiz halde sezgiyi göz ardı etme eğilimindeyiz. Kendinize "Yorulduğumda bile bana enerji veren nedir?" Diye sor.

İşletmenin sizin için "doğru" olduğunu nasıl biliyorsunuz? Girişimciliğe üç ortak yaklaşım vardır.

Bildiklerinizi Yapın: İşten çıkarıldınız mı yoksa bir değişiklik mi istiyorsunuz? Geçmişte başkaları için yaptığınız işlere bakın ve bu becerileri nasıl paketleyebileceğinizi ve bunları kendi hizmetleriniz veya ürünleriniz olarak sunabileceğinizi düşünün.

Başkaları Ne Yapar: Sizi ilgilendiren diğer işletmeler hakkında bilgi edinin. Beğendiğiniz bir işletmeyi belirledikten sonra üzerinde çalışın.

Ortak Bir Problem Çözün: Piyasada bir boşluk var mı? Pazarlamak istediğiniz bir hizmet veya ürün var mı? (Not: Bu, üç yaklaşımın en yüksek riskidir.) Bunu yapmayı seçerseniz, bir öğrenci olduğunuzdan ve herhangi bir para harcamadan önce bilgi sahibi olduğunuzdan emin olun.

İş Planlaması Başarıya Yönelik Başarılarınızı Artırır.
Çoğu insan plan yapmaz, ancak daha hızlı pazarlanmanıza yardımcı olur. Bir iş planı netlik, odaklanma ve güven kazanmanıza yardımcı olacaktır. Bir planın birden fazla sayfa olması gerekmez. Hedeflerinizi, stratejilerinizi ve aksiyon adımlarınızı yazarken, işiniz gerçek olur.

Kendinize aşağıdaki soruları sorun:

Ne yapıyorum?
Kime hizmet edeceğim?
Müşterilerime / müşterilerime ve kendime verdiğim söz nedir?
Hedeflerime ulaşmak için hedeflerim, stratejilerim ve eylem planlarım (adımlar) nelerdir?

Yatırım Yapmadan Önce Hedef Kitlenizi Tanıyın
Para harcamadan önce, insanların ürünlerinizi veya hizmetlerinizi satın alıp almayacaklarını öğrenin. Bu yaptığınız en önemli şey olabilir. Bunu pazarınızı doğrulayarak yapabilirsiniz. Başka bir deyişle, aileniz veya arkadaşlarınız dışındaki ürünlerinizi veya hizmetlerinizi kim alacak? Hedef pazarınızın büyüklüğü nedir? Müşterileriniz kim? Ürününüz veya hizmetiniz günlük yaşamlarıyla mı ilgili? Neden buna ihtiyaçları var?

Ücretsiz olarak ortaya çıkarabileceğiniz endüstri araştırması var. Verileri olan endüstri makalelerini (ilgili sektör derneklerindeki Google) okuyun ve daha fazla bilgi edinmek için Nüfus Sayımı verilerini okuyun. Ancak, bu bilgiyi elde etmenin en önemli yolu, hedef pazarınıza / müşterilerinize doğrudan sormak ve sonra dinlemektir.

Kişisel Maliyelerinizi Anlayın ve İşletmeniz İçin İhtiyacınız Olan Doğru Parayı Seçiniz.

Bir girişimci olarak, kişisel yaşamınız ve iş hayatınız birbiriyle bağlantılıdır. İlk ve muhtemelen sadece yatırımcı olmanız muhtemeldir. Bu nedenle, kişisel maliyelerinizin detaylı bir şekilde anlaşılması ve bunları takip etme yeteneği, işletmeniz için dışarıdan finansman arayışına girmeden önce önemli bir adımdır. İş planınızı oluştururken, ne tür bir iş kurduğunuzu düşünmeniz gerekecektir - bir yaşam tarzı işletmesi,bir franchise (franchise'a bağlı ılımlı yatırım) veya yüksek teknoloji ürünü bir işletme (önemli bir sermaye yatırımı gerektirecektir). Sürekliliğe düştüğünüz yere bağlı olarak, işinizi başlatmak ve büyütmek için farklı bir miktar paraya ihtiyacınız olacak ve ne tür bir para kabul ettiğin önemli değil.

Destek Ağı oluşturun.
İşinize içsel bağlılık yaptınız. Artık bir destekçi, danışman, ortak, müttefik ve satıcı ağı oluşturmalısınız. Eğer işine inanırsan, diğerleri de olacak.

Bazı ağ temelleri şunlardır:
Ağ etkinliklerine katılırken, başkalarına ne yaptıklarını sorun ve onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi düşünün. Anahtar kendinizinkinden daha fazla dinlemek.
Hangi gruba katılursanız olun, cömert olun, başkalarına yardımcı olun ve bunları şarj etmeden tanıtım yapın.
Cömert bir lider olarak, hizmetinize ihtiyaç duyduğunuz veya hizmetinize ihtiyacı olan bir başkasını duyduğunuzda aklınıza gelen ilk kişi siz olursunuz.

Değer Yaratarak Satmak.
Her gün ürün ve hizmet satın alsak da, insanlar "satılmak" istemiyor. Başkalarına hizmet etmeye odaklanın. Hizmet ettiğiniz daha çok kişi, daha fazla para kazanacaksınız. Müşterilerinizi veya müşterilerinizi düşünürken kendinize sorun:

Onlara ne verebilirim?
Onları kendi takiplerinde nasıl başarılı yapabilirim?
Bu yaklaşım, ürününüzü veya hizmetinizi iyileştirmenin ve müşterilerinizin takdir edeceği daha fazla değer sunmanın yeni yollarına yönlendirmenize yardımcı olabilir.

Haberlerinizi yayınlamak için en etkili çevrimiçi araçları (Twitter, Facebook, YouTube, Linkedin) kullanın ve kullanın. Sosyal ağları "işaretçi" siteleri olarak kullanın; Örneğin, hayranlarınız ve takipçileriniz için ilgi çekici olacağını düşündüğünüz herhangi bir şeye işaret etmek.

Bu adımları alırsanız, kendi patronunuz olma yolunda ilerleyeceksiniz. Yalnız olmadığını hatırlamak önemlidir. Eğer "kendi patronunuz" olmak istiyorsanız ama hala sıkışıp kalıyor, diğer girişimcilerle çeşitli yollarla bağlantıya geçiyor ve bağlantı kuruyorsunuz. Parmaklarınızın ucunda bulunan paha biçilemez kişileri iyi değerlendirmelisiniz.

İş bulamıyorsanız girişimci olmayı deneyin.


Tek kişilik başarı öyküsü Kendi hayatındaki bir eksiklikten yola çıktı… Eğitimini almadığı, hiçbir bilgiye sahip olmadığı bir alana adım attı… Tüm bunları yaparken kimseden yardım almadı… İşte dünyanın kendi çabalarıyla zengin olan en genç kadınının başarı öyküsü…

KARŞINIZDA KENDİ ÇABALARIYLA ZENGİN OLAN EN GENÇ KADIN

Ofiste giymek için bacağı nemlendirmeyen bir çorap arayışı bugün ABD’li Sara Blakely’e (41) “Dünyanın kendi çabalarıyla zengin olan en genç kadını” ünvanını kazandırdı. Nasıl mı? İşte detaylar..

Modern dönemin kadınları için her zaman çok önemli olduğu halde çözümsüz kalan toplayıcı ve görünmez çorap korseleri geliştiren Blakely, bugün 1 milyar dolar ciro yapan dev bir şirketin sahibi. Forbes dergisinin “2012’nin Milyarderleri” özel baskısına kapak olan Blakely’nin, etkileyici hikayesine geniş yer verildi. 153’üncü sırada bulunan Blakely’i bu listeye taşıyan ise ne bir şirket ne bir reklam ne de bir yatırımdı.

Disneyland’da Çalışıyordu

Bilinen yöneticilerden çok farklı özelliklere sahip olan Blakely, kendini toplum içinde konuşmaktan çekinen, uçak ve yükseklik korkusu olan biri olarak tanımlıyor. Disneyworld’ün Florida’daki şubesinde sıradan bir çalışanken parmakları açık ve vücudu toparlayan bir çorap ihtiyacı duyan Blakley, bu ürünü kendisi yapmaya karar verdi. Daha önce hiçbir moda veya pazarlama deneyimi bulunmamasına rağmen biriktirdiği 5 bin dolarını çorap işine yatırmak için ayırdı.

Ülkede dolaşarak istediği türden çorabı dikebilecek fabrika aramaya başlayan Blakely, fikir ve marka hakları konusunda da yine kimseden yardım almadan hareket etti. Akılda kalması kolay olduğu için markasına “Spanx” ismini uygun bulan Blakely, pazarlama teknikleri ve logo hazırlamayı da internet üzerinden öğrendi. Tek başına ilerlemekte ısrarcı olan Blakley, bu tavrının karşılığında dünyanın 104 kadın milyarderi arasına girdi.

Oprah Winfrey Etkisi

ABD’nin ünlü talk show sunucusu Oprah Winfrey’nin 2000 yılında programında “En favori ürünüm bu yıl Spanx korseler” demesi, Blakley için adeta sihirli bir değnek etkisi yarattı. Henüz bir internet sitesi bile bulunmayan Spanx korseler, talep rekorları kırdı. İlk yılında 4 milyon dolarlık hacme erişen şirketin cirosu, ikinci yılında 10 milyon doları bulmuştu. Kendisinden habersiz reklam yapan Winfrey dışında, Blakely hiçbir yatırımcının veya reklamcının teklifini kabul etmedi.

Kırmızı halı için vazgeçilmez bir ürün halini alan korselerin müdavimleri arasında aktris Gwyneth Paltrow, Emily Blunt ve Octavia Spencer gibi isimler yer alıyor. Evli ve bir çocuk sahibi Blakely hayatındaki değişimi, “Bana kalırsa para ihtiyacı daha çok kendiniz olmanızı sağlıyor” diyerek özetliyor.

KAYNAK:KİGEM


Freelance işler Freelance yapılacak işler
Yazılım ve Web Tasarım Hizmetleri
Editörlük ve Yazarlık
Tercümanlık
Fotoğrafçılık
Muhabirlik
Online Öğretmenlik
El İşleri-Takı Tasarım
Tamirat-Tadilat
Kuaförlük
Terzilik
Kedi-Köpek gezdirme
Youtuberlık....

Freelancer olarak çalışmak çoğu kişi tarafından günü kurtarmak olarak düşünülmektedir. Freelance meslekleri durumu kurtarmak olarak düşünmek büyük yanılgıdır. Kişisel gelişiminize önem veriyorsanız ve kendinizi geliştirdiyseniz freelance olarak bir çok meslek grubunu yapabilirsiniz. Tam zamanlı çalışmaktan daha yüksek gelir elde edebilirsiniz. Freelance işinizden daha fazla gelir elde etmek istiyorsanız internette görünür olmalısınız. Gerekirse bütün dijital pazarlama kanallarını aktif şekilde kullanmalısınız. Böylece alanınızla alakalı araştırma yapan kişiler sizlere ulaşacaktır.


sanalreklamcı


Kişisel Motivasyon Kişisel motivasyon grafiğiniz inişli çıkışlı bir seyir izliyorsa hayatınızı ve alışkanlıklarınızı yeniden gözden geçirme vakti gelmiş demektir. İşte size kişisel motivasyonunuzu artırmak ve korumak için 17 yöntem…

Kişisel motivasyonu artırmak ve korumak için 17 yöntem

Yaşantımızdan memnun değil miyiz? Hayatımızda sürekli bir şeyleri erteliyor muyuz? Bir işe başlayacağımız gün bir türlü gelemiyor mu? Planlı olamamak motivasyonumuzu mu düşürüyor? İşte bu durumda, hayatı yeniden gözden geçirmek gerekiyor. Hayatı değiştirmek kolay değildir ama imkansız da değildir.

Yaşamımızda memnun olmadığımız şeylerin bir listesini çıkartıp bunları iyileştirme veya değiştirme yollarını arayabiliriz. Bazı etkenlerin motivasyonumuzu düşürdüğüne inanıyorsak; çevresel koşullarımızı yeniden düzenleyerek, planlamaya önem vererek, ertelemeye son vererek, hayatımızda düzensiz olan tüm etkenleri belirleyip moralimizi bozan ve motivasyonumuzu düşüren herşeyi çevremizden uzaklaştırarak motivasyonumuzu yeniden yükseltebiliriz.

Motivasyonun düşmesinin en önemli sebeplerinden birisi zihnimizde oluşan negatif düşüncelerdir. Hayat enerjisini çok çabuk tüketmiş insanlar yaptığı işlere ve hayata konsantre olmakta zorlanır. Olumsuz duyguları çok fazla barındıran insanlar yapabilirliklerine inanmazlar. Yaşadığı anı ve zamanı iyi değerlendiremezler.

Başarılı olabilen insanlar hedeflerine odaklanabilen insanlardır. Motivasyon kişiye bağlıdır ve bir seçimdir aslında… Çoğu insan dış etkenlerin etkisinde çok fazla kalır. Kendini yönetmeyi başaramadığında ise birileri kalkıp onu yönetmeye çalışır.

Kişisel motivasyonu artırma ve koruma yöntemleri:

1.Başlangıçta zor olduğuna inandığımız ve sonrasında başardığımız önceki hedeflerimizi hatırlamak, ulaşılabilir hedefler belirlemek

İnanmak: İnsanın hayatı süresince verdiği en büyük mücadele kendisi ile yaptığı mücadeledir.Biz kendimize inanır ve güvenirsek, çevremizdekiler de bize inanır, güven duyar. Motivasyon için inancımızın ve özgüven duygumuzun güçlü olması gerekir. “Ben bunu yapabilirim, bu beceriye sahibim, bu işe başlayabilir ve başarıyla sonuçlandırabilirim.” düşünceleriyle kendimize inanarak başladığımız işlerde çok daha hızlı, verimli ve başarılı sonuçlar alabiliriz. Elbetteki her konuda başarılı olabilmek bizler için önemlidir ama tüm hayatımız süresince başarılarımız kadar başarısızlıklarımız da olacaktır.

Başarısız olduğumuz durumlarda moralimizi bozmamamız, deneyimlerimizden ders alabilmemiz, bir sonraki hedefimiz için kendimizi yeniden motive edebilmemiz ve hiçbir koşulda kendimize olan inancımızı kaybetmememiz çok önemlidir. Unutmamak gerekir ki; kazanmaya ya da kaybetmeye sebep olan en büyük unsur inançtır.

2.Çevremizdeki insanların başarılarını görmek, gayret ve azimlerini örnek almak, başkalarının başarabildiğini bizim de başarabileceğimize inanmak.

3.Başarılması zor hatta imkansız gibi görünen şeylerin başarılmasını anlatan filmler izlemek, başarı hikayeleri okumak, tarihte yaşanmış olayları incelemek, bizi motive edebilecek özlü sözler okumak.

4.Güne başlarken o günün iyi geçeceğine dair olumla yaparak olumsuz düşüncelerden zihnimizi uzaklaştırmak, güne gülümseyerek ve pozitif başlamak.

5.Yaşadığımız sıkıntı ve üzüntülerin geçici olduğu konusunda kendimizi telkin etmek.

6.“Yapamam!”, “Başaramam!”, “Mümkün değil!”, “Yarın başlarım.”, “asla”, “ama, fakat” gibi olumsuz cümle ve kelimeleri unutmak, kullanmamak.

7.Hayatımızda olabilecek iniş-çıkışlar karşısında güçlü ve hazırlıklı olabilmek için ruhsal ve bedensel bağışıklığımıza, doğru beslenmeye ve uyku düzenine dikkat etmek.

8.Yürüyüş yapmak, doğayla başbaşa kalmak.

9.Müzik dinlemek, bizi motive ettiğine inandığımız birkaç müzik türü belirleyip ihtiyaç duydukça dinlemek.

10.Başarılı olduğumuz bir olay sonrasında bizi mutlu ettiğine inandığımız şeyleri yaparak kendimizi ödüllendirmek, kendimizle gurur duymak.

11.Bizi motive edeceğine inandığımız, baktıkça bize hedef ya da hayallerimizi hatırlatacak resim ya da objeleri evimizde, çantamızda, iş yerimizdeki masamızda bulundurmak.

12.Değişimlere açık olmak, kendini geliştirmek.

Değişim iki şekilde olabilir. Kişi, gizli kalmış ama gerçekten kendi parçası olan bazı özelliklerinin gün ışığına çıkmasına izin verdiğinde ve temel olan kişisel bir şeyi değiştirmek istediğinde değişim olur.

13.Sahip olduğumuz her şeyin değerini bilmek ve şükretmeyi unutmamak.

14.Doğru iletişim kurmak, kendimizi ve başkalarını sevebilmek, yaşama sevincini canlı tutmak.

Olumlu ilişkiler kurabilmek, saygı göstermek ve saygı görmek, değer vermek ve değer verildiğimizi bilmek, gönül almak veya gönlümüzün alınması, düşüncelerimizin dinlenmesi ve önemsenmesi, onaylanmak, takdir etmek ve edilmek, güvenebilmek ve güvenildiğimizi bilmek kişisel motivasyonumuz açısından önemlidir. Başkalarına özellikle de ihtiyacı olanlara yardımcı olabilmekten dolayı içimizde hissedeceğimiz manevi huzur da motivasyonumuzu artıracak önemli unsurlardan biri olacaktır.

15.Kendine güvenmek ve inanmak, özgüveni kaybetmemek, cesaretli olmak.

16.Kendini iyi tanımak; güçlü yönlerini daha çok besleyip, zayıf yönlerini geliştirip olumlu yönde güçlendirmek. İnsan önce kendi değerini bilmelidir.

17.Strese girmemek ve işleri son ana bırakmamak için zaman kontrolünü doğru yapma yöntemlerini bilmek ve uygulamak.

Ve her şeyden önemlisi: “Farkındalığımızı Yitirmemek”.

KAYNAK:KİGEM


Motivasyon Taktikleri Ortalama Güvenli demek değildir. Sadece yaygın olduğu için, bu riskli olmadığı anlamına gelmez. Pek çok insan bir şeyler yapıyorsa, en güvenli yol olması gerektiği kanısındadır.

Yavaşça Yürü Böylece Yolculuk Yapmazsın. Bir hedefi tamamlama için kendinize ne kadar fazla zaman verirseniz, bu hedefi o kadar çok zorlarsınız. Kasıtlı yavaşlama ile yeni hedefler üstlenerek, kalıcı başarıya ulaşma şansınızı arttırırsınız.

Ne hakkında tutkulu olduğunuzu keşfedin. Video oyunları oynamaktan zevk almak, kendi tarzınızı tasarlamak için binlerce saat harcamakla aynı şey değildir. Tutkunuz, istisnai olarak çok çalışacağınız bir şey olmalıdır.

Hayatınızla Ne Yapmak İstersiniz? Hayatınla ne yapmak istiyorsun? Bu, neredeyse herkesin kendi istediği bir soru. Aynı zamanda, ilk başta sormaya zahmet etmen gerektiğine inanmadığım bir soru. Çamaşır Katlama Zenleri ve Mutluluk Üzerine Diğer Düşünceler. Hayata direnmeyi nasıl durdurabilir ve şeyleri kabul edersiniz.

Hayal kırıklığı engelini aşmak. En son ne zaman balo salonu dansına gittiniz, bir konuşma yaptınız, yeni bir dil öğrendiniz, karate aldınız ve hatta yeni bir egzotik yemek yaptınız? En son ne zaman rahatınız dışında bir şey yaptınız?

Hayat sürekli bir yürüyen merdiven değil. Bazen daha iyi olmak, daha önce daha kötüye gitmenizi gerektirir. Kendine bir şeyi emdiğini kabul edemezsen, olasılıkla seni gelecekteki gelişmelerden uzak tutabilir. En Hızlı Rota Genellikle Boldest'tir.

Mükemmel bir konuşmacı olmanın daha hızlı bir yolu: Yavaş çalışır, her ay küçük bir konuşma yapar veya her gün büyük bir kalabalığın üstesinden gelmek için zaman ve cesaret bulur. Belki de dünyanın en iyi bilinen konuşmacılarından biri olan Tony Robbins, başladığı gün günde üç konuşma yaptı. Mazeret Vermeyi Durdurma. Ne sıklıkta mazeret bulursunuz? Bir şey yapmak yerine, eylemsizliğini açıklamanın yollarını buldun mu?

Sprint Teorisi: Steroidler Üzerine Öz Disiplin Olmak. Bu kavramı kullanmak kendi tembelliğimi kırmakta inanılmaz derecede faydalı oldu.

Konuşmanızı Yürütün… Her Zaman Bir Adım. Kusurlar yaşamın bir parçasıdır. Bazı insanların değerlerinizle tamamen tutarlı olmasının imkansız olduğu, tutarsızlıkları ayıklamaya çalışmanın bir anlamı olmadığını düşündüğünün üzücü olduğunu düşünüyorum.

Arete: Yaşamın Anlamı. Arete, mükemmellik veya erdem anlamına gelen eski bir Yunanca kelimedir. Arete'yi yaşam hayatı için bir ilke olarak kullanmak, yaptığınız ve deneyimlediğiniz her şeyin kalitesine odaklandığınız anlamına gelir.

Tembellik oldukça önemsiz bir erdemdir. Eş anlamlı, ölümcül günahların (tembellik) kısa bir listesini yaptı ve genellikle başarı eksikliğinin arkasındaki en büyük suçlu olarak görülüyor (zekice ama disiplinden yoksun). Ben tersini düşünüyorum.

Nasıl bir şey istememek ve hala mutlu olmak. İstediğinizi almadığınız zaman bile, mutlu kalmak için sürece odaklanın.

Son Hedeflere değil, Hedeflere İddialı Olun. Bir şeyin ne kadar süreceğini bilmek istiyorsanız, bunu zaten yapmış olan birine sorun. Kulağa açık geliyor, ancak çok az insan bunu yapıyor.

Rahat Sandalye Motivasyonu. Bence bu ilke birçok şey için geçerli: her şey mükemmel giderken, daha az şey yapılıyor.

Motivasyon Tükenmişliğinin Önlenmesi. İlk milin sprintini alarak bir maratona başlamazsın. Öyleyse neden hayatını bu şekilde sürdürmeye çalış.

Ne istiyorsan sor. Güvenin çok güçlü ve manyetik olmasının kilit nedeni basittir, kendine güvenen insanlar ne istediklerini isterler.

Nefret Mektubu Almıyorsanız, Yazmanız Muhtemelen Berbattır. Yalnızca yeni olan, risk içeren veya nefret dolu posta alan sınırları zorlayan fikirler. Bunlar aynı zamanda dünyayı değiştiren fikirler. Kalıcılık Dereceniz Nasıl Ölçülür? Çabalarınızdan herhangi bir sonuç göremeden, bir proje üzerinde ne kadar süre çalışmaya hazırsınız?

Kaynak : scotthyoung


Hedefler ve Başarı Başarılarının Nedeni

Herhangi bir hedefi seçebildiğinizi ve bunun gerçekleşmesi için anında güçlü bir motivasyon hissettiğinizi hayal edin. Yolunuzda ne durursa olsun, öylece geçecek kadar sürüklenirsiniz. Her zaman istediğini elde edersin. Ses gerçek olamayacak kadar iyi?

Ben de gençken de öyle düşünmüştüm. Sonra temel bir gerçeği öğrendim: Yaptığımız şeyi bir sebep için yapıyoruz. İyi ya da kötü, bazı sebepler yaptığımız her şeyin kökenindedir. Ortalama bir insan için, bu pek bir şey ifade etmiyor, ancak ortalama değilsiniz. Daha derine dalalım.

Sokaktaki on kişiye neden hayatlarını değiştirmek istediklerini sorduysanız, iki şeyden birini elde edersiniz - boş bakışlar veya “mutlu olmak” veya “başarılı olmak” gibi belirsiz fikirler.

Ne yazık ki, bu yeterince iyi değil. Yaptığımız şeyi bir sebep için yapıyoruz, ancak herhangi bir nedenle değil. İyi bir, güçlü bir olmak zorunda. Herhangi bir hedefin arkasına zayıf bir sebep koyduğunuzda, bu olmayacak. “Mutlu olmak” zorlayıcı değil. Heyecan verici ya da ilham verici değil. Aklımızın çalışma şeklini dikkate alarak, bu sizi asla eyleme sokmayacak.

Bu yüzden birçok insan birinden zevk almak yerine daha iyi bir yaşam dilemeye devam ediyor. Amaçlarının arkasında yeterince iyi nedenleri yok. Peki cevap nedir? Daha iyi sebepler geliştir!

Bu kadar basit. Size odaya girmenin bir anda hayatınızı kökten değiştirip iyileştireceğini söyleseydim - ve ona inandınız - şu an ayaklarınızı hareket ettireceğinizi garanti ederim. Niye ya? Çünkü sebep seni harekete geçirdi. Bir şeyin olmasını sağlayacak kadar güçlüydü.

Ve bu, daha mutlu ve daha başarılı bir yaşam hakkında kendi fikirleriniz söz konusu olduğunda yapmanız gereken şey.

Kendinizi hikaye anlatıcısı olarak düşünün. Başarı sizin için ne yapacağı hakkında ne kadar iyi hikaye anlatırsanız o kadar hızlı gerçekleşir. İstediğinizi kendiniz sattığınızda, çaba göstermeden zahmetsizce ve otomatik olarak yönlendirilirsiniz. Ve her şey iyi bir sebeple başlar.

Bugün hedefinize ulaşmanın değerinde en az üç neden olduğunu düşünmek için zaman ayırın. Onları spesifik, güçlü, heyecan verici ve ilham verici hale getirin.

KAYNAK: motivation123


Destek notu Sitemiz de binlerce iş arayan arkadaşımız mevcut. Birçoğu yeni mezun statüsünde.Üniversite okumakla iş bitmiyor.Firmalar tecrübe istiyor.Peki bu insanlara şans verilmedikten sonra nasıl tecrübe kazanacaklar.Şans vermenizi diliyorum.

Ayrıca iş yerlerinde mahkum ve engelliler için uygulanan çalıştırma şartı. Yeni mezunlar için de uygulanabilir.Bu konu da devletimiz den destek bekliyoruz.

Webmaster Atilla Göktan






Anasayfa Not Yaz İletişim 2.site

Webmaster Atilla Göktan

sanal reklamcı       sanal reklamcı       sanal reklamcı       sanal reklamcı       sanal reklamcı       sanal reklamcı
  iş