sanalreklamci.com
işarayanlar

İş arayanlara altın tavsiyelerde bulunan HelpA Akademi kurucu ortaklarından Klinik Psikolog Gülşah Sam Orhan, yaptığı gözlemlerde üniversite mezunu olup iş arayan gençlerin iş görüşmelerinde sorun yaşadığı sonucuna ulaştığını kaydetti.

Okullarda işle ilgili bilinmesi gereken tüm teorik bilgilerin öğretildiğini ve işveren için mezun olunan okulun bu anlamda önemli olduğunu belirten Orhan, "Ancak ne yazık ki iş arayan çoğu mezun kendisini ifade etmede sorun yaşıyor. Özellikle iş görüşmelerinde gençler kendilerini anlatamıyor, özgeçmişlerini doğru hazırlayamıyor ve beden dilleriyle işverene güven aşılayamıyor. Bu sıkıntılar doğru tekniklerle aşıldığında işsizlik sorun olmaktan çıkar" dedi.

Özellikle önemsiz olduğu düşünülen bazı unsurlara dikkat edildiğinde işvereni etkilemenin oldukça kolay hale geleceğini ifade eden Orhan, iş arayanlara çok özel tavsiyelerde bulundu.

İş ilişkilerinde, işverenin kişiyle ilgili ilk izlenimini özgeçmişten edindiğini belirten Orhan, "Tahmin edilenin aksine işveren süslü okul bilgilerine bakmaz. Çünkü belirli eleme kriterlerinden geçerek önüne gelen özgeçmişlerin neredeyse tümü istenen okul ve bölüme aittir. Burada dikkati çeken 'ekstralar'dır. Özellikle kendinizi geliştirme anlamında yaptıklarınız, aldığınız sertifikalar yani işe başvuru pozisyonunuzda şirkete bir şeyler katabilecek +1'ler işvereni etkiler. Bunun yanında, önemsiz olarak görülen hobiler kısmını da özenli yazmanız önemli. Pek çok kişi klasikleşen 'kitap okumak, müzik dinlemek, yüzmek' gibi şeyler yazar. Boş zamanlarınızda yaptığınız her şeyi yazmak, özgeçmişteki doğruluk algısını zayıflatır" diye konuştu.

Gülşah Sam Orhan, iş arayan birçok kişinin aşırı parlak özgeçmişlerine rağmen firmalardan dönüş alamamaktan şikayetçi olduğunu belirterek, "İşsiz olmanızın sebebi o çok parlak özgeçmişiniz olabilir. Hazırlanan özgeçmişlerde olduğundan abartılı gösterilen özellikler kurum yetkilisinde iki algının oluşmasına neden olur; bu kişi bizim pozisyonumuz için aşırı kalifiye ya da bu kişi aşırı kalifiye olduğu için bizden fazla maaş isteyebilir. Bu iki algı sizin işe girmenizi zorlaştıracağı için, bilgilerinizi olabildiğince sade ve abartısız yazmaya özen göstermelisiniz" ifadelerini kullandı.

İş görüşmelerinde yalnızca pozisyon hakkında sorular yöneltmenin işverende olumsuz etki oluşturacağının altını çizen Orhan, "İş görüşmelerinde hevesli ve motivasyonu yüksek görünmek artı puan kazandırır. Bunu sağlamanın yolu, kendi çıkarınıza yönelik sorulardan çok firma hakkında konuşmanızdır. Pozisyon hakkında sürekli soru sorulması kurum yetkilisinde 'Tembel ve sadece kendi işini yapan, ekip çalışması için uygun değil' izlenimi oluşturur. İlk görüşmede pozisyonu kafanızda oturtmaya çalışmaktan kaçının" dedi.

Orhan, işverenin sorduğu bir sorunun cevabı bilinmiyorsa dürüst olunması gerektiğine işaret ederek, "İşveren size meslekte adı geçmeyen bir konu açarak bu konuda yorumunuzu isteyebilir. Avrupa'daki iş görüşmelerinde de uygulanan bu teknikte dürüst olmanız kazandırır. Bilmediğiniz sorulara kem küm etmeden, cevabı bilmediğinizi söyleyin. Bu cevap işe kabul edildiğiniz takdirde bir şeyleri savuşturmayacağınız anlamına gelir" önerisinde bulundu.

İş görüşmelerinde beden dilini doğru kullanmanın işvereni etkileyeceğini kaydeden Orhan, şöyle devam etti: "Göz kontağı iş görüşmelerinde çok önemlidir. Beden dilinde gözleri kaçırmak yalan söyleyeceğiniz, kendinize güveniniz olmadığı algısı yaratır. Görüşmelerde göz kontağından asla kaçınmamalısınız. Bunun yanında elleri de doğru kullanmak gerekiyor. İşveren soru sorduğunda ellerinizi saklar hareketi yaparsanız bu karşınızdakinden bir şey sakladığınızı düşündürür. Özellikle iş deneyimlerinizden bahsederken ellerinizi saklamaktan kaçının."

Bilinenin aksine iş görüşmelerinde siyah, beyaz, lacivert, kahve tonlarının görüşmeye gelen kişinin hatırlanmasında güçlük oluşturacağını ifade eden Orhan, "Tercih edilecek kıyafetin rengi işverenin aklında kalabilecek türden olmalı. Örneğin bayanlar için pastel tonlar, pembe, lila ya da su yeşili gibi renklerin kullanımı işverenin aklında kalmanızı sağlar" dedi.

Orhan, işverenlerin hoşlanmadığı konulardan birinin de kişilerin iş görüşmelerine eşi, anne ya da babalarıyla gitmesi olduğuna dikkati çekerek, bu durumun işverende güvensizlik yaratacağını ve personel adayının yeteri kadar olgun olmadığı algısına kapılacağından görüşmelere yalnız gidilmesinin önemli olduğunu bildirdi.

CNNTÜRK -alıntı-



işarayanlar

Yeni işinizin uzun vadeli olmasını istiyorsanız, sevdiğiniz ve başarılı olabileceğinize inandığınız alanlarda arayışa yönelin. Öylesine girdiğiniz bir iş sizi mutsuz edebilir ya da yeteri kadar verim sağlayamayabilirsiniz. Böyle bir durum yaşayıp, kendinizi yeniden iş arayışı içinde bulmak istemezsiniz. Hangi alanda daha mutlu ve başarılı olacağınızdan emin değilseniz, kariyer danışmanlarından yararlanabilir veya web sitelerinde yer alan testlerle kendinizi daha iyi tanıyabilirsiniz. Takım çalışması mı? Araştırma yapmak mı? Problem çözmek mi? Size en uygun alanları keşfedin. Yapmak istediğiniz işte kendinizi yeterli görmüyorsanız, vaktiniz varken sektörle ilgili kurslara katılın. Bu işi yapan bir kişi bulun ve ondan bu işle ilgili fikirler alın. Kariyer değişikliği yapmayı planlıyorsanız, hedeflediğiniz alanla ilgili gönüllü bir çalışma yaparak kendinizi deneyebilirsiniz.

CV’niz ne kadar zenginse, o kadar ilgi çeker. Aldığınız eğitimler, seminerler, hobileriniz ve başarılarınız, işinizle ilgili olsun veya olmasın mutlaka size olumlu olarak yansıyacaktır. Ancak, CV’nizi anlaşılır bir şekilde düzenlemezseniz, tüm artılarınızın heba olmasına yol açabilirsiniz. Zengin bir CV demek, bilgi kirliliği anlamına gelmiyor. Unutmayın; net ve özenle hazırlanmış özgeçmişler her zaman daha ikna edici bulunuyor.

Sosyal medyada oluşturduğunuz profillerin çoğu zaman iş başvurularında değerlendirmeye alındığını biliyor musunuz? Yaptığınız paylaşımlar size olumlu veya olumsuz olarak geri dönebilir. Yaratıcılığınızı ve özel zevklerinizi ortaya koyan paylaşımlar, iş verenleri etkilemekte bir araç olarak kullanılabilir.

Sosyal çevrenizden ve ailenizden yardım almaya çekinmeyin. Nasıl bir arayış içersinde olduğunuzu onlarla paylaşın. Size yön vermeleri ve aracı olmaları için fikirlerine başvurun. Tek başınıza çabalamak yerine destek almak hem işinizi kolaylaştırır hem de size moral verir.

Gazete ilanları , internet siteleri, sosyal medya ağları, şirketlerin insan kaynakları sayfalarını sürekli takip ettiğiniz gibi, sosyal kariyer sitesi olarak tanımlanan Linkedin üzerinden iyi bir profil oluşturarak şirketlerin size ulaşmasına da imkan tanıyın. İçinde bulunmak istediğiniz alana dair fuarlara katılmayı unutmayın. Fuarlar, firmalarla birebir tanışmanız ve kendinizi göstermeniz için güzel bir fırsat.

Yüksek özgüvenli kişiler kendilerini saygı görmeye ve kabul görmeye değer görürler ve çevrelerinde de kendilerini değerli bir birey olarak algılarlar. Özgüveni arttırmanın en etkili yolu, ileriye yönelik gerçekçi hedefler koymak, hedeflerin arkasından yürümek, gerektiğinde sorumluluk almak, fiziksel görünüme özen göstermek ve iyi bir sosyal desteğe sahip olmaktan geçiyor. İş görüşmesinde ne kadar özgüvenli olursanız, kendinizi o kadar iyi kanıtlarsınız. Ancak, özgüvenli olmayı kibirli olmakla karıştırmamalısınız. Altı boş iddialar yerine, başarılarınızı, eğitimlerinizi ve bilginizi paylaşarak kendinizden emin olduğunuz yanları ortaya çıkarmalısınız.

Paradurumu -alıntı-
iş